Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7946 E. 2012/12081 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7946
KARAR NO : 2012/12081
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline trafik sigortalı, davalının maliki olduğu aracın yeterli sürücü belgesi olmayan sürücünün idaresinde iken dava dışı yayaya çarpması sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle ödenen tedavi giderinin araç sürücüsünün sürücü belgesinin olmaması nedeniyle davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu aracın müvekkili tarafından 24.06.2009 tarihinde satıldığını, kazanın bu tarihten sonra 17.07.2009 tarihinde gerçekleştiğini, kazayı yapanın da motosikleti satın alan kişinin oğlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 94.maddesinde mülkiyet değişikliği halinde sigorta sözleşmesinin kendiliğinden münfesih olacağına ilişkin hüküm bulunmayıp, sigortacıya fesih hakkı tanınmış olmasına, sigortacı mülkiyet değişikliğinden zamanında haberdar edilmiş olsaydı sigorta sözleşmesini fesh etme konusunda haklı nedenleri bulunduğunu ileri sürüp kanıtlamadıkça rizikonun gerçekleşmesinden sonra sadece fesih hakkı bulunduğundan bahisle primini peşinen tahsil etmiş olduğu zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesinin geçersiz kaldığı görüşüyle 3. kişiye ödeme
yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu etmesinin gerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 94. maddesine gerekse Sigorta Poliçesi Genel Şartlarına aykırı olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 94. maddesinde “ Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır.Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir.Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B-4 maddesinde de sigortacının rücu hakkı düzenlenmiş, B-4.c maddesinde “ tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gerekli ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş olması halinde “ sigortacının rücu hakkı bulunduğu bildirilmiştir.
Somut olayda davacı vekili müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın karışmış olduğu kazada meydana gelen yaralanma nedeniyle ödemiş olduğu tazminatı, sigortalı aracın sürücüsünün yeterli sürücü belgesine sahip olmaması nedeniyle sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsil etmek istemektedir. Mahkeme ise sigortalı aracın mülkiyetinin el değiştirmesinin sigorta sözleşmesinin kendiliğinden münfesih olması sonucu doğurmayacağını bildirerek davanın reddine karar vermiştir. Somut olayda dava konusu sigortalı araç 24.06.2009 tarihinde davalı sigortalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satılmış, 17.07.2009 tarihinde ehliyetsiz sürücünün idaresinde kaza gerçekleşmiş, bu süreçte davacıya mülkiyet değişikliği ile ilgili bildirimde bulunulmamış, davacı tarafından trafik sigortası kapsamında kaza nedeniyle meydana gelen tedavi giderleri ödenmiştir. Davalı sigortalının mülkiyet değişikliğini KTK’nun 94. maddesi uyarınca sigortacıya bildirmemesi nedeniyle anılan madde de düzenlenen fesih süreci gerçekleşmediğinden , davacı ile davalı arasındaki zorunlu
mali mesuliyet sigortası sözleşme hükümleri geçerlidir. Kaza sırasında araç ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığından sigortacının, sigortalı davalıya rücu hakkı bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı sigortacının davalıya rücu hakkı olduğu kabul edilerek, kaza nedeniyle üçüncü kişide oluşan yaralanma nedeniyle gerçekleşen zarar yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış yorumlama ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, karar düzeltme yolu açık olmak suretiyle, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.