Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7990 E. 2012/12784 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7990
KARAR NO : 2012/12784
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, 23/06/2009 tarihinde ve 11/10/2009 tarihinde iki kez kaza yaptığını, ilk kazada 3.584 TL hasar bedeli ve ikinci kazada 5.680 TL hasar bedelinin davalı … tarafından karşılanmadığını belirterek toplam 9.264 TL tazminatın kaza tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın rent a car olarak kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle proporsiyon hesabı yapılarak ilk kaza için 319 TL, ikinci kaza için 1.468 ödediklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 151,12 TL’nin, 15/07/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, aracın kiralık olarak kullanılmış olması nedeniyle hususi olarak sigortalanan araç için tahakkuk ettirilen prim ile aracın kiralanarak kullanılacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim miktarı arasındaki oran, davalı … şirketinin davacıya ödeme yaparken uyguladığı veriler esas alınarak aynen benimsenmiş ve bu oran üzerinden hesaplama yapılmıştır. Oysa mahkemece yapılması gereken, rizikonun gerçekleştiği tarihte Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ile diğer bir kısım sigorta şirketlerinden, davacıya ait aracın tüm özellikleri de belirtilerek kasko poliçesinin düzenlendiği tarihte aracın kiralık olarak kullanılacağının beyan edilmiş olması halinde alınması gereken prim bedelinin sorulması, bununla ilgili düzenlenen poliçe örneklerinin istenilmesi, daha sonra tahakkuk ettirilen prim ile aracın kiralık olarak kullanılacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim arasındaki oran belirlenerek bu oran esas alınmak suretiyle hasar bedelinden yapılacak proporsiyon indiriminin hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.