Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8391 E. 2013/18433 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8391
KARAR NO : 2013/18433
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili ve dahili davalı … … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan, davalı …’un işleteni olduğu ve kaza tarihinde sürücü belgesi bulunmayan ve % 191 promil alkollü olan davalı … tarafından kullanılan aracın, 19.12.2004 tarihinde neden olduğu trafik kazasında ölen kişinin hak sahiplerine ödenen 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile araç hasarı nedeniyle ödenen 2.750,00 TL tazminatın rucuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulü ile 16.375,00 TL tazminatın davalılar … ve dahili davalı … …’ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, diğer dahili davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ile davalı … vekili ve dahili davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekili ile dahili davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik sigorta (…) poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, dava konusu trafik kazası sonucunda, ölen üçüncü kişinin hak sahiplerine ödenen 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile karşı araç hasarı nedeniyle o aracın kasko sigorta şirketine ödenen 2.750,00 TL tazminatın rucuan tahsili istenmiştir.
Dava konusu olayda; davacı … şirketine trafik sigortalı araç, davalı … adına kayıtlıdır. Sigorta ettiren de davalı …’dur. Sürücü belgesi bulunmayan diğer davalı …, olay günü bu aracı alkollü olarak kullanırken karşı şeride tecavüz ederek karşı şeritten gelmekte olan başka bir araçla çarpışmış ve bu kaza sonucu sigortalı araç içinde yolcu olarak bulunan Murat Yıldız vefat etmiş, karşı araç da hasar görmüştür. Davacı … tarafından kaza sonucu ölen …’ın hak sahiplerine 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiş, ayrıca karşı aracın hasarı nedeniyle o aracın kasko sigorta şirketine de 2.750,00 TL tazminat ödenmiştir. Destekten yoksun kalma ve araç hasarı nedeniyle ödenen tazminatın rücuan tahsili için de eldeki bu dava açılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, ödenmesi gereken destekten yoksun kalma zararının toplam 33.946,00 TL olduğu, karşı aracın hasar bedelinin de 12.330,00 TL olduğu belirlenmiştir. Trafik sigorta poliçesinde ölüm halinde kişi başına teminat limiti 30.000,00 TL, araç başına maddi zarar teminat limiti 2.750,00 TL’dir.
Mahkemece, davacı … şirketine trafik sigortalı araçta yolcu olarak bulunan ve kaza sonucu ölen kişinin de alkollü ve sürücü belgesi bulunmayan davalı …’ün kullandığı araca binmiş olması nedeniyle bölüşük kusuru
olduğu benimsenmiş ve sigorta poliçesindeki teminat limitleri de gözetilerek dava dilekçesinde destekten yoksun kalma ve araç hasarı için istenen toplam 32.750,00 TL’ sından Borçlar Kanunu’nun 43.ve 44. maddeleri gereğince % 50 oranında indirim yapılarak hüküm kurulmuştur. Destekten yoksun kalma tazminatından, bölüşük kusur nedeniyle indirim yapılmış olması doğrudur. Ancak, karşı araç hasarı nedeniyle o aracın kasko sigorta şirketine ödenen 2.750,00 TL tazminattan da sigortalı araçta yolcu olarak bulunan ve kaza sonucu vefat eden kişinin bölüşük kusuru nedeniyle indirim yapılmış olması doğru değildir. Şu durumda; mahkemece, araç hasarı nedeniyle istenen 2.750,00 TL sının tamamına hükedilmesi gerekirken, bu kalem istek yönünden de yukarıda yazılı şekilde indirim yapılarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Dahili davalı … …’ün temyiz itirazına gelince; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece res’en gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 3.kişiye ödediği tazminatı sigorta ettiren davalı … ile sigortalıya ait aracın sürücüsü olan davalı …’den tazminini talep etmiş olup davalı (sürücü) … sigorta sözleşmenin tarafı değildir. Bu durumda; mahkemece, bu davalı yargılama sırasında vefat ettiğinden davaya dahil edilen mirasçısı … … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekili ve dahili davalı … … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı
bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı … …’ün temyiz itirazının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 875,08 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … …’e geri verilmesine 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.