Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8411 E. 2013/5407 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8411
KARAR NO : 2013/5407
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetkisizlik nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı oldukları aracın 02.03.2010 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkillerinin desteği …’ın yaşamını yitirdiğini belirterek her bir davacı için 100.000,00 ar TL manevi tazminat ve 10.000,00 ar TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, süresinde yetki itirazında bulunarak tüm davalılar için ortak yetkili mahkemenin olay yeri olması itibariyle Keşan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Diğer davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalılardan …’in yetki itirazının kabulü ile “…Mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmak üzere iki hafta içinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili Keşan Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne tevdiine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına…” karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davalılardan sadece …, yetki itirazında bulunmuş olup diğer davalıların mahkemenin yetkisine yönelik itirazları bulunmamaktadır.
Davalılar arasında zorunlu değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 58. maddesinde de; “İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.” biçiminde düzenleme bulunmaktadır. Şu durumda; dava, davalılardan hiç birinin ikametgahı olmayan bir mahkemede açılıp da, davalılardan sadece biri yetki itirazında bulunursa 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 9/II c.1 (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 7/1) maddesi uygulanmaz. Bu durumda, yetki itirazında bulunmayan davalılar için mahkemenin yetkisi kesinleşir. O halde mahkemece, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 9. ve 21. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 7/2 ve 16.) maddeleri gereğince süresinde yetki itirazında bulunan davalının itirazının kabul edilerek onun yönünden davanın ayrılmasına, yetki itirazında bulunmayanlara karşı davaya devam edilerek onlar yönünden işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde tüm davalılar yönünden yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.