YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8692
KARAR NO : 2012/14445
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 13.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza sırasında aracı tutanakta gösterilen kişinin değil alkollü olan davacının kullandığını, hasarın teminat dışında kaldığını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 12.000,00 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ilişki TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olduğundan avans faizi istenebilir. Buna göre, dava
dilekçesinde avans faizine karar verilmesi talep edilmiş olup, mahkemece, talep gibi hükmedilen alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yasal faize karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HMK.nun geçici 2/3 maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (2) numaralı bendinde yer alan “yasal faizi” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “avans faizi” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 534,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.