YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8748
KARAR NO : 2013/6068
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili asıl davada, davalıların sürücüsü ve maliki oldukları aracın davacıların murisi …’ya çarparak ölümüne sebep olduğunu, murisin eşi davacı … ile kızları …’in murisin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere eş … için 2.000,00 TL maddi ve 1.200,00 TL manevi, murisin kızı … için 2.500,00 TL maddi ve 1.200,00 TL manevi, murisin kızı… için 2.500,00 TL maddi ve 1.200,00 TL manevi, murisin oğlu Nafi için 1.200,00 TL manevi, murisin kızı … için 1.200,00 TL manevi ve murisin oğlu … için 1.200,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.09.2001 tarihinden itibaren işyelecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, talep etmiş, birleştirilen davada davacılar …,… ve … vekili, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmaması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş … için 5.000 TL maddi, murisin kızı … için 50 TL maddi ve murisin kızı… için 50
maddi tazminatın davalı … Hesabından temerrüde düştüğü tarih olan 31.12.2001 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiş, birleştirilen davada verdiği 14.11.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı eş … yönünden taleplerini 7.932,24 TL’ye, … yönünden 7.456,31 TL’ye, … yönünden 8.163,61 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde, aracı haricen sattığını, araç üzerinde tasarruf ve fiili hakimiyetinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … duruşmadaki beyanında özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı …’nın …, … ve …’ya karşı destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulü ile toplam 7.932,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının 5.100,00 TL tutarının dava tarihi olan 08.02.2006 tarihinden, 2.832,24 TL tutarının ıslah tarihi olan 14.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Karayolları Trafik Garanti Sigorta Hesabı, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’ya verilmesine, davacılar … ve… Kara’nın destekten yoksun kalma tazminatı istemlerinin reddine, davacılar …, …, …, …, … ve …’nın manevi tazminat istemlerinin kabulü ile her davacı için ayrı ayrı 1.200,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve ayrıca bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına göre davacılar vekili ve davalı
… vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekilince davalılar … ve … aleyhine açılan asıl davada, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davacı … için 2.000 TL, davacılar… ve … için 2.500’er TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, davacılar vekilince davalı … aleyhine açılan ve birleştirilen davada ise, yine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davacı … için 5.000 TL, davacılar… ve … için 50’şer TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiştir. Davacılar …,… ve … vekilince, birleştirme kararından önce 13.11.2008 tarihinde, yalnızca birleştirilen dosyada maddi tazminat talepleri yönünden talepler ıslahla artırılmış olup davalılar … ve … aleyhine açılan davada ıslah işlemi yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece davacı …’nın maddi tazminat talebi yönünden davalı …’nın ıslahla artırılan 7.932 TL ile, diğer davalıların ise taleple bağlı kalınarak 2.000 TL ile sınırlı sorumlu olacak şekilde ve yine tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde hüküm tesisi gerekirken davalılar…’in de diğer davalı …’yla birlikte maddi tazminatın tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemenin verdiği 13.05.2009 tarihli kararda maddi tazminata hükmedilirken davalılar … ve … yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş, hukuk ve yasaya uygun olan hükmün bu kısmı, temyize konu olmayarak bir önceki kararla kesinleşmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davalılar … ve … yönünden hükmedilen tüm maddi tazminata kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde birleştirilen dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize uygulanması doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacılar ve davalı …’e geri verilmesine 30.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.