YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/894
KARAR NO : 2012/4721
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Akhisar 3.İcra Müdürlüğü’nün 2011/593 sayılı Takip dosyasında yapılan 03.03.2011 günlü hacze konu zeytin ürününün davacı üçüncü kişi tarafından dava ve takip dışı şahıslardan bedeli ödenerek satın alındığını, borçluya ait olmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin borçlunun kiraladığı yerde yapıldığını ve orada görevli kişinin mahcuzun borçluya ait olduğunu söylemesi üzerine haczi yaptıklarını, sonradan haciz mahalline gelen üçüncü kişinin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), zeytin alım satımında aracılık yaptığını, davacı ile de zaman zaman çalıştığını belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu zeytin ürünün ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde değil üçüncü kişinin zilyetliğinde haczedildiği, davacının mahcuzu bedelini ödeyip dava ve takip dışı bir kişiden satın aldığını kanıtladığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile satış bedelinin üçüncü kişiye ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz adresinde ödeme emri tebliğ edilmemiştir, ancak İİK’nun 8/son maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre haciz sırasında hazır bulunan … mahcuzların takip borçlusuna ait olduğunu belirtmiş, yine hacizde hazır bulunan … haciz adresindeki iş yerini üçüncü kişi ve borçlunun birlikte kiralamak istediğini, kendisinin eski kiracı olarak aracı olduğunu beyan etmiş, tanık sıfatı ile alınan ifadesinde de bunu doğrulamıştır.
Buna göre İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki mahcuzların kime ait olduğunun belirlenebilmesi için öncelikle hacizde hazır bulunan … isimli şahsın tanıklığına başvurulmalıdır.
Bununla birlikte üçüncü kişinin sunduğu faturanın gerçekliği, ödeme ile ilgili bilgilerin bulunup bulunmadığı, davacı ve borçlu arasında ticari ortaklık bulunup bulunmadığı konularının vergi ve ticari kayıtlar üzerinden yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile saptanması gerekir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.