YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8953
KARAR NO : 2012/13646
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, 3.405 TL onarım masrafının müvekkilince karşılandığını, davalının hasarın 373 TL.sını ödediğini, aracını hemen almak için zorda kalan müvekkilinin davalıyı ibra etmek zorunda kaldığını, ancak ödenen meblağ ile hasar arasında açıkca nispetsizlik olduğunu belirterek bakiye 3.032 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, araçta kaza sonucu çarpmanın etkisiyle 339,79 TL tutarında hasar meydana geldiğini, KDV dahil edilerek 373 TL.nin davalıya ödendiğini, sorumluluklarının kalmadığını, davacının bakiye talebinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.2 ve B.3.3.2 maddelerine göre teminat kapsamına girmediğini, zira davacının çarpma şeklinde ciddi bir kaza yaptıktan sonra alması gereken tedbirleri almadığını, hasarlı haldeki aracı ile yola devam ederek aracın moturunda hasar meydana gelmesine sebep olduğunu, sigortalının kazadan sonra zararı önleyici azaltıcı tedbirleri yerine getirmediğini bu nedenle artan zararın indirildiğini, hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından sigorta şirketi aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1278. maddesinin 1. cümlesinde sözleşmede aksine hüküm olmadıkça sigortacının, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından (ihmallerinden) doğan hasarları tazmin ile mükellef olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 2. cümlesinde ise hiç bir halde sigortacının sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan kimsenin kasdından doğan hasarları tazmin borcu bulunmadığı hüküm altına alınmıştır. Madde metninden de anlaşılacağı gibi hasarın sigorta kapsamında olmaması için sigorta ettiren veya sigortadan faydalananın kasdi davranışından ileri gelmesi gerekmektedir. TTK.nun 1293/1 maddesinde ” sigorta ettiren işbu sözleşme ile temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakta yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiş olup aynı düzenleme genel şartların 3.3.2.maddesinde de ” sigortalı ve/veya sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi halindeki yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu zarar miktarında bir artış olursa sigortacının ödeyeceği tazminattan bu suretle artan- kısım indirilir.” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre riziko sonrası alınması gereken koruma tedbirlerinin alınmamasında kasdi bir davranış halinde sigortalı, sigorta haklarını kaybedecektir.
Somut olayda davacı, davalı sigorta şirketi müdürlüğüne verdiği 20.7.2010 tarihli ihbar dilekçesinde aracı ile stabilize yolda seyrederken yoldan dolayı aracın içeriye çok ses alması sebebiyle ilk etapta anlamadığı sonrasında bir süre daha seyrettiği aracının hareret göstergesinin yükselerek sona gelmesi ve stop ışığınında yanması üzerine aracın altının yoldaki taş ya da engebeye vurması sonucu teknik aksamında sorun olabileceğini düşünerek aracını durdurduğunu ve araca baktığından altından yağ sızdırdığını farkettiğini, sonrasında çekici ile aracını tamirciye çektirdiğini bildirmiştir. Davalı vekili, davacının taş ya da
engebeye çarptıktan sonra kaza sonrası alması gereken tedbirleri almayıp hasarlı araçla yola devam ederek aracın motorunda hasar meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, ilk çarpma nedeniyle oluşan hasarın ödendiğini, motor hasarının teminat dışında kaldığını savunmuştur. Ekspertiz raporunda ilk çarpma sonucu oluşan hasar miktarı 339,79 TL olarak tesbit edilmiş ve bu hasar 373 TL olarak davacıya ödenmiştir. Davacı vekili, motor kısmında oluşan bakiye zararın tazminini istemiştir.
Dosyada mevcut 14.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda araçta toplam 3.405 TL tutarında hasar olduğu, davacıya yapılan ödemeden sonra bakiye 3.032 TL hasarın kaldığı, zararın oluşu ve sigortalının beyanına göre aracın karterinin çarpma ile delinip yağ sızdırmaya başladığını sigortalının farketmediği, seyir sırasında oluşan sıcaklık artışını da gereğince önemsemediği, aracın karterinin delinip motor yağının aktığını farketmediği için zararı önlemeye, azaltmaya, hafifletmeye yönelik tedbirleri alamadığı, hasarın teminat kapsamında olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davacı sigortalının stabilize yolda aracını olması gerekenin üzerinde bir hızla kullanması nedeniyle aracını yağ karterini delecek kadar sert bir cisme veya engele çarpması sonucu yağ karterinin delindiği ve yağ sızdırmaya başladığı, davacının bunu farketmediği, kısa süre sonra meydana gelen sıcaklık artışını da önemsemeyerek aracın ağır hasarlanmasına sebebiyet verdiği, zararı önlemeye azaltmaya, hafifletmeye yarayacak önlemleri almadığı, davalının sigortalının zararın artmasına sebebiyet verdiği kısma isabet eden miktarda tazminatta indirim yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak kazanın oluş şekline ilişkin sadece davacı sigortalının ihbar dilekçesi bulunmaktadır. Davacının aracı ile stabilize yolda seyrederken aracın içine gelen ses nedeniyle yolda bulunan bir cisme ya da engebeye çarparak aracın yağ karterinin delindiği ve yağ sızıntısı başladığı ve davacının bunu farketmediği ihtilaf konusu değildir.
Aracın karterinin çarptığını ve yağ sızıntısı olduğunu farketmeyen davacının yoluna devam etmesini zararın artmasına yönelik kasdi bir davranış olarak nitelendirmek mümkün değildir. Aynı şekilde aracın hasarlandığından haberi olmayan sigortalıdan hasarın artmasına yönelik tedbir
almasını beklemek de hayatın normal akışına uygun düşmemektedir. Sigortalı aracın hareret göstergesinin yükselmesi ve stop lambasının yanması üzerine aracını durdurup baktığında yağ karterinin delindiğini ve yağ sızıntısı olduğunu görmüş ve çekici ile aracını tamirciye götürmüştür.
Bu durumda mahkemece davacı sigortalının aracı ile bir cisme çarptığını, aracın karterinin delindiğini, yağ sızdırdığını farketmediğinden seyirine devam ettiğinin bu şartlarda farketmediği hasarın artmasına yönelik tedbir almasının kendisinden beklenemeyeceğinin aracın cisme çarptığının farkında olmadığı için hareret göstergesinin yükselmesini gerektiği kadar önemsemediğinin, davacının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebebiyet verdiği, zararı bilerek artırdığının davalı tarafça ispatlanamadığından aracın motor kısmında oluşan hasarın da teminat kapsamında olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.