Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9119 E. 2012/9630 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9119
KARAR NO : 2012/9630
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkilinin sürücüsü olduğu dava dışı … …’a ait araç ile davalı şirketin kasko sigortacısı dava dışı … …’ın işleteni, … …’ın sürücüsü, … Sigorta A.Ş’nin trafik sigortacısı bulunduğu araçlar arasında yaralamalı ve hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, … … tarafından mahkemenin 2006/268 Değişik iş sayılı dosyasında yaptırılan tesbit sonucu alınan rapora göre davalı taraf aracının sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğunu, bu rapora istinaden yine araç işleteni … … tarafından karşı aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortası hakkında … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/811 Esas sayılı dosyasında açılan dava sonucunda dava dışı sürücü … …’ın %100 kusurlu olduğunun kabulü ile davalılar aleyhine tazminata hükmedildiğini ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, o dava devam ederken karşı aracın kasko sigortacısı olan eldeki dosyanın davalısı … Anonim Türk SigortaA.Ş’nin müvekkili ile aracın maliki … … aleyhinde … 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/2562 Esas sayılı dosyasında rücuen tazminat davası açtığını, mahkemesince davanın kabulüne dair karar verildiğini, müvekkilinin hem hükmü temyiz ettiğini hemde daha fazla zararın artmaması için davacı tarafa 22.10.2008 tarihinde 6.750 TL ödeme de bulundu-
ğunu, hükmün yetki yönünden bozulduğunu, yetkisizlik kararı ile gönderilen dosyanın mahkemenin 2010/245 Esasına kaydedildiğini, yargılama sırasında davacı vekilinin 4.5.2010 tarihli duruşmada davadan feragat etmesi nedeniyle davanın sonlandırıldığını, davacı vekilinin davadan feragat etmekte haksız olduğunu, kendisine kasko sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tesbit raporuna ve kesinleşen mahkeme kararına göre sabit bulunduğunu, haklılığını ispat edemediği mahkeme kararına istinaden müvekkilinden 6.750 TL tahsil ettiğini, 4.5.2010 feragat tarihinde sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiğini belirterek 6.750 TL’nin 4.5.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dosya kapsamına göre davanın zamanaşımına uğradığını, sebepsiz zenginleşmeden … davalarda BK. hükümlerine göre öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl içinda dava açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu, davacı tarafın 2007/811 Esas sayılı dosyada verilen 28.11.2008 karar tarihinde müvekkiline sigortalı aracın sürücüsünün kusur durumunu öğrendiğini, eldeki davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 15.10.2010 tarihinde açıldığını, davalının … 6.Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davada kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin 2007/811 Esas sayılı dava dosyasında taraf olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı tarafa 22.10.2008 tarihinde 6.750 TL ödemede bulunduğu, bunu davalıdan geri alma hakkını öğrendiği tarihin … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/811 Esas 2008/1172 Karar sayılı ilamın kesinleşme tarihi olan 27.3.2009 tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazaya karışan karşı aracın kasko sigortası şirketi olan davalıya ödenen tazminatın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdatı istemine ilişkindir.
BK’nun 61.maddesi hükmüne göre “Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisabeden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır”. Yine aynı Kanunun 66.maddesi gereğince “Haksız surette mal iktisa-
bından dolayı ikame olunacak dava, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğunu ıttılai tarihinden itibaren 1 sene müruruyle ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 senenin müruriyle sakıt olur.”
Somut olayda 8.12.2006 tarihinde dava dışı … …’a ait davacı … yönetimindeki araç ile davalı … şirketine kaskolu dava dışı … …’a ait … …’ın idaresindeki aracın karıştığı kaza sonucu düzenlenen kaza tesbit tutanağında davacıya asli, … …’a tali kusur izafe edilmiştir. Davacının sürücüsü olduğu aracın işleteni … … 19.12.2006 tarihinde mahkemenin 2006/268 Değişik iş sayılı dosyasında kusur ve hasar durumunun belirlenmesi için tesbit yaptırmış, karakolda ve tesbit zaptında dinlenen … … ve olay anında yanında bulunan … … … kendileri araçları ile seyir halindeyken plakasını alamadıkları bir motosikletin ters yönden kendilerinin üzerine doğru geldiğini, selektöre rağmen durmadığını, benzinlik önünde motosikletin kendi araçlarının önüne direksiyon kırdığını bu nedenle direksiyon hakimiyetini kaybederek davacı tarafa ait aracın sol arkasından çarptığını, davacı aracının sağ tarafta kaldırıma yakın vaziyette olduğunu, bunu kazadan önce farketmediklerini, çarptıktan sonra davacı aracını gördüklerini beyan etmişler, davacının tesbit tutanağında ve hazırlıkta verdiği ifadesinin de bu yönde olduğu anlaşılmıştır. Tesbit dosyasında alınan 26.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda … …’ın olayda %100 oranında arkadan çarpma kuralını ihlalden kusurlu ve davacı aracında 3.360,50 TL hasarı, 500 TL değer kaybı olduğu tesbit edilmiştir. Araç, işleteni … … bu rapora dayanarak 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/811 Esas sayılı dosyasında 17.8.2007 tarihinde karşı aracın işleteni … …, sürücü … … ve … şirketi … Sigorta A.Ş aleyhlerine aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının tahsili istemiyle dava açmış, bu dosyada Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 18.7.2008 tarihli raporda dahi davalı … …’ın arkadan çarpma kusuru nedeniyle %100 kusurlu olduğu, davacı aracında 2.429,80 TL hasar bulunduğu belirtilmiş, 28.11.2008 tarihli hükümle davanın 2.429,80 TL tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, temyiz edilmeden 27.3.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Bu davada eldeki davanın davacısı … ve davalı …
Anonim Türk Sigorta A.Ş taraf olmadıkları gibi, dava onlara ihbarde edilmemiştir. Şikayet olmamasından dolayı sürücüler hakkında … Cumhuriyet Savcılığının 2006/8067 sayılı hazırlık evrakına göre 12.12.2006 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir.
Bu arada … …’a ait aracın kasko sigortacısı şirketi olan … Anonim Türk Sigorta A.Ş 31.12.2007 tarihinde … 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/2562-2008/2096 sayılı dosyasında sürücü … ile işleten … … aleyhinde kaza tutanağında belirtilen kusur oranına dayanarak rücuen tazminat davası açmış, davalı … duruşmalara gelmediği gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiş, davalı … yetki itirazında bulunarak, … …’ın olay yerinde %100 kusurlu olduğunun 2006/268 Değişik iş sayılı tespit dosyasında belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuş, bu dosyada alınan 25.6.2008 tarihli bilirkişi raporunda tesbiti dosyası getirilip değerlendirilmeden kaza tutanağına göre davalı …’e %75, sigortalı … …’ın %25 oranında kusur izafe edilmiş, mahkemece davalının yetki itirazı üzerinde durulmadan, alınan rapora göre dava 22.9.2008 tarihli kararla kabul edilmiş; davalı … … 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 4.937 TL tazminatın 24.1.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline dair 22.9.2008 tarihli kararı üzerine hem kararı temyiz etmiş, hem de faiz işleyerek zararın artmaması sebebiyle 22.10.2008 tarihli dekontla dosya davacısı sigorta şirketi vekilinin hesabına toplam 6.750 TL ödemede bulunmuştur. …’ın hükmü temyizi üzerine Dairenin 2.4.2009 gün 2009/132-2015 sayılı ilamı ile davalı …’in yetki itirazının yerinde olduğu, … mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemenin bozma ilamına uyularak 21.10.2009 tarihli hükümle verdiği yetkisizlik kararı 29.1.2010 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekilinin 22.10.2009 tarihli dilekçesi üzerine dosya … Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/245 Esasına kaydı yapılmıştır. bu arada davacı vekili … sulh Hukuk Mahkemesine verdiği 5.4.2010 tarihli dilekçesinde davalı tarafından dosya borcu kapandığından davadan feragat ettiğini bildirmiş, aynı tarihli duruşmada davalı … ile vekili … 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına istinaden
davacı şirkete ödeme yapıldığını, ancak davayı kendilerinin takip etmek istediğini, aynı olayla ilgili … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davanın lehlerine sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini beyan etmişler, mahkemece 4.5.2010 tarihli kararla feragatın davalı tarafın kabulüne bağlı olmadığından bahisle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; davacı vekili davadan feragat nedeninin dosya borcunun kapatılması olarak açıklanmasına dair tavzih dilekçesi sunmuş, 20.10.2010 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 11.4.2011 gün 2010/12706-2011/3325 sayılı ilamı ile hüküm onanmıştır.
İşbu eldeki dosyada davacı … vekili davalı … A.Ş’ne 22.10.2008 tarihinde ödenen 6.750 TL’nın müvekkilinin olayda kusurunun bulunmaması, davalıya kasko sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 4.5.2010 tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiştir. Dava 15.10.2010 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, davacının 28.11.2008 tarihli hükümle kusur durumunu öğrendiğini belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/811 Esas, 2008/1172 sayılı 28.11.2008 günlü kararının 27.3.2009 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten dava tarihine kadar 1 yıllık dava açma süresinin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/811 Esas sayılı dosyasında eldeki dosyanın davacısı … ile davalı … A.Ş taraf olmadıkları gibi bu dava davacı … ile davalı … şirketine ihbarda edilmemiştir. Bu durumda ancak davacının o davadan haberdar olduğunu beyan ettiği tarihin yada öğrenme tarihinin bilgi ve belgelerle ispatlandığı tarihin zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Davacıdan tarafı olmadığı, kendisine ihbar edilmeyen davadan haberdar olduğunun kabulü ile bu davada verilen kararın kesinleşme tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin başlatılması isabetli değildir. dosya kapsamına göre davacı vekili, ilk kez … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/245 Esas sayılı dava dosyasının 4.5.2010 tarihli oturumunda, … 1.Sulh Hukuk
Mahkemesinin 2007/811 Esas, 2008/1172 Karar sayılı dosyasından bahsederek karşı aracın sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, kusur durumunun lehlerine sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece davacı tarafın 4.5.2010 tarihinde … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/811-2008/1172 sayılı dava dosyasından haberdar olduğunun, davalıya ödenen 6.750 TL’nın yasal dayanağının 4.5.2010 tarihli feragat dilekçesi ile ortadan kalktığının ve davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.