Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9153 E. 2012/14507 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9153
KARAR NO : 2012/14507
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı müvekkiline ait aracın dava dışı 3.kişiye ait araçla karıştığı trafik kazasında araçların hasarlandığını, zarar gören aracın kasko sigortasının müvekkili aleyhinde icra takibi yaptığını, müvekkilinin ferileriyle birlikte icra dosyasına toplam 3.500 TL ödeme yaptığını, davalı nezdinde yapılan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin talep olmadığı halde davalı acente … … tarafından kaza tarihinden öce iptal edildiğini ve davalı sigortacının bunu onayladığını, şikayet üzerine acente hakkında … 4.Ağır Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verildiğini belirterek 3.500 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta AŞ. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, eksper incelemesi yapılmadan aracın tamir ettirildiğini, manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığını, davacının araç tamir edildikten sonra müvekkiline başvurduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … Saygısız … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı … Sigorta AŞ. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.500 TL maddi tazminatın 18.2.2009 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile bu davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, … sözleşmesine dayanılarak trafik sigortası şirketi ve acente hakkında açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı KTK.nun 109.maddesi gereğince, Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar.
Somut olayda davalı … şirketine 27.2.2006/14.1.2007 vadeli trafik sigortalı davacı adına trafikte kayıtlı araç, 22.9.2006 tarihinde saat 02.30’da dava dışı 3.kişiye ait … plakalı araçla kazaya karışmış olup, kaza tutanağında davacı aracın sürücüsü … …’e 2/8, 3.kişiye ait aracın sürücüsüne kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından 6/8 oranında kusur izafe edilmiştir. … plakalı aracın dava dışı kasko sigortası şirketi olan … Sigorta AŞ., … 10 İcra Müdürlüğü’nün 2007/5753 sayılı dosyasında davacı … ve sürücü … … hakkında 11.6.2007 tarihinde 2/8 kusur oranına isabet eden 2.450 TL asıl alacak ve ferileri yönünden icra takibine başlanmış, icra dosyası borçluları … ve … … tarafından ferileri ile birlikte 18.2.2009 tarihinde toplam 3.500 TL ödeme yapılarak borç kapatılmıştır.
Davacı, davalı … şirketinin acentesi hakkında talebi olmadığı ve araç halen adına kayıtlı olduğu halde 24.5.2006 tarihinde satış gerekçesiyle poliçeyi iptal ettiğinden bahisle şikayetçi olmuş, … 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/436-2011/82 Sayılı 23.2.2011 tarihli kararı ile sanık … … hakkında 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununa muhalefet etmek suçundan neticeden 6.000 TL adli para cezasına hükmedilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, 14.7.2011 tarihinde işbu davayı açarak 3.kişi aracında meydana gelen ve davalı tarafça ödenmesi
gerektiği halde müvekkili tarafından 18.2.2009 tarihinde dava dışı … Sigorta AŞ.ne ödenen 3.500 TL hasar bedeli ile trafik sigortası poliçesinin usulsüz ve haksız yere iptal edilmesi sebebiyle 4.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili, cevap süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesinde diğer itirazları yanında davanın zamanaşımına uğradığını da ileri sürmüş; davacı vekili, zamanaşımı definin süresi içinde yapılmadığı yönünde bir itirazda bulunmamış, davalı acente aleyhinde açılan ceza davası nedeniyle uzamış ceza zamanaşımının söz konusu olduğunu, zamanaşımı süresinin dolmadığını bildirmiş; mahkemece de olayda uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Oysa davaya konu trafik kazası iki araçlı ve maddi hasarlı kaza şeklinde meydana gelmiş olup yaralamalı ve/veya ölümlü bir kaza olmadığından davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğduğu kabul edilemez.
Ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için, kazaya karışan araçların sürücüleri hakkında açılmış ceza davasının doğrudan doğruya davaya konu trafik kazasına ilişkin bir dava olması gerekir. Bu nedenle davacının şikayeti üzerine, davalı sigortacının acentesi aleyhinde Sigortacılık Kanunun’a muhalefet suçundan açılan ve sonuçlanan ceza davasının, bu davada zamanaşımını kestiğinden ve uzamış ceza zamanaşımının varlığından söz edilemez. Davalı …, davacının ….sı olup trafik kazası nedeniyle sigortalısının kusuru oranında 3.kişiler nezdinde meydana gelen maddi zararı poliçe limitine kadar tazmin eder. İşletenle birlikte poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. KTK.nun 109/son maddesi hükmü gereğince, tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar. Davacı kazanın olduğu 22.9.2006 tarihinden itibaren rücu edeceği davalı … şirketini bilmektedir. 3.kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedelinin de 18.2.2009 tarihinde ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı … şirketinin zamanaşımı defi süresinde değil ise de, davacı tarafın açıkça
zamanaşımı definin süresinde yapılmadığı yönünde itirazı bulunmadığından, zamanaşımı defi süresinde yapılmış gibi kabul edilerek davacının edimini yerine getirdiği 18.2.2009 tarihinden davanın açıldığı 14.7.2011 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı … Sigorta AŞ. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.