Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9188 E. 2012/9207 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9188
KARAR NO : 2012/9207
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili dava dilekçesinde 10/07/2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili …’un eşi, … ve…’ın anneleri olan …’un ölmüş olduğunu ve davacıların bu suretle murislerinin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması suretiyle … için 4.500,00 TL, … için 1.500,00 TL, … için 1.500,00 TL maddi tazminatın 03/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 19.03.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle, davacılar … ve… için taleplerini ayrı ayrı 24.121 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili tarafından aktüer bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilen maddi tazminat tutarının ödenmeye hazır olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin talebin reddinin gerekeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 1.757,90 TL, davacı … için 24.121,00 TL, davacı … için 24.121,00 TL maddi tazminatın 03/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK’nun 275. ve devamı maddelerine (6100 Sayılı HMK’nun 266 ve devamı maddelerine) göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Destekten yoksun kalma tazminatı konusunda aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınacak raporda, davacıların her biri için destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü, destek süresince yetiştirme giderlerinin destek tazminatından indirilmesi, davacı ölen desteğin eşiyse yeniden evlenme ihtimalinin değerlendirilmesi, davacıların pay oranlarının, davacı sayısı ve desteğe yakınlıkları gözönünde bulundurularak ayrı ayrı belirlenmesi, raporun düzenlendiği en yakın tarih, bilinen dönem kabul edilerek, ölenin bilinen gelirine göre davacıların gerçekleşen zararının ve sonraki bilinmeyen dönem için gelirin her yıl % 10 oranında artıp, % 10 oranında iskonto uygulanmak suretiyle hesaplanarak bilinmeyen dönem zararının hesaplanması, yapılması gereken kusur indiriminin hesaplanan tazminattan mahsubu gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan 29.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişinin hesaplama yöntemi, çocukların pay oranları, kusur indirimi yapılıp yapılmadığı gibi hususlar açıklık arzetmemektedir. Mahkemece, açıklık bulunmayan, şeffaf ve denetime elverişli olmayan, yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan
harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.