YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9307
KARAR NO : 2012/12830
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı… Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nişanlısı olan …’un içerisinde bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olduğu araç ile davalı …’un sevk ve idaresindeki aracın çarpışması neticesinde …’un vefat ettiğini ileri sürerek ıslahla birlikte 21.260,72 TL maddi tazminatın davalılardan, 7.400,00 TL manevi tazminatın davalı …’tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, murisin nişanlısı olan davacının destekten yoksun kaldığı iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin maddi tazminat yönünden sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili duruşmadaki beyanında, murisin nişanlısı olan davacının dava açmasının mümkün olmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde aynı mahkemenin 2008/252 esas sayılı dava dosyasına ait dosya içerisinde bulunan davalı …’a 5/8, dava dışı ….’a 3/8 oranında kusur izafe eden bilirkişi raporunun hükümde nazara alınmasını, bu raporu kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; maddi tazminat talebinin kabulü ile 21.260,72 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından dava tarihinden, davalı … bakımından kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatı Borçlar Kanunu’nun 45/II.maddesinde düzenlenmiş olup “Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir.” şeklinde hükme bağlanmıştır.
Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse Borçlar Kanunu (BK)’nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; BK.nin 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az
çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Somut olayda;
Davacı …, desteğin nişanlısıdır. Mahkemece yukarıda anılan ilkeler gereğince ölen desteğin ölüm olayı öncesinde davacıya düzenli ve eylemli bir desteğinin bulunup bulunmadığı hususunda gerekli deliller toplandıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bozma kapsam ve nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsam ve nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.