YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9351
KARAR NO : 2012/9917
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Tarsus 1.İcra Müdürlüğünün 2008/1098 Tal.sayılı dosyasından uygulanan 13.2.2009 tarihli haciz işleminde borçlu ile ilgisi bulunmayan davacıya ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacı 3.kişi şirket ile borçlu şirket ortakları arasında yakın akrabalık ilişkisi ve organik bağ bulunduğu, aynı adreslerin kullanıldığı, istihkak iddiasının danışığa dayalı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu mahcuzlar yönünden takip durdurulduğundan mahcuzların değerinin %40’ı oranındaki 30.320,00 TL. tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-İcra ve İflas Kanunu’nun 71. maddesinin ikinci fıkrasında; “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır” hükmü yeralmaktadır. 33/a madde
sinin birinci fıkrasında ise “İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra tetkik mercii tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar
verilir” denilmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da; “Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün icinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, borçlu tarafından aleyhine yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı, takip dayanağı çekin zamanaşımına uğradığı itirazı üzerine, eldeki hüküm tarihinden sonra Ümraniye 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 23.12.2011 gün ve 2010/1207 Esas, 2011/1128 Karar sayılı ilamı ile “takibe konu çekin zamanaşımına uğraması nedeniyle, İİK.nun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına” karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesinde olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara göre, yukarıda sözü edilen 2010/1207-2011/1128 sayılı icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, alacaklı tarafından bu karara karşı İİK.nun 33/a-2.maddesi uyarınca genel mahkemelerde bir dava açılıp açılmadığı, dava açıldığında neticesi beklenerek, icra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararının dava konusu takip ve eldeki istihkak davasına etkisi üzerinde durulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi … Gıda Mad. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.ye geri verilmesine 24.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.