YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9381
KARAR NO : 2012/10563
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI(3.kişi) : … Damızlık Tavukçuluk San ve Tic.A.Ş.
…
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 15.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11399 sayılı takip dosyasında haczedilen … plakalı aracın müvekkiline ait olduğunu, borçlu şirketin isminin … Ana Damızlık Tavukçuluk San ve T.A.Ş olduğunu, isim benzerliği nedeni ile haciz konulduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının icra müdürlüğünde istihkak iddiasında bulunması ve bunun kendilerine tebliğ edilmesi üzerine istihkak iddiasına itiraz etmediklerini, buna rağmen dosyanın icra mahkemesine gönderildiğini, istihkak iddiasına yönelik bir itirazları bulunmadığından dava açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını istemiştir.
Mahkemece dava konusu aracın davacı şirkete ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmesi üzerine, karar Dairemizin 13.10.2011 gün ve 2011/5705-9110 sayılı ilamıyla 3.kişinin istihkak iddialarının alacaklı vekiline 2.11.2010 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 3 günlük yasal süre içinde istihkak iddiasına itiraz etmediği, istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılacağı bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
../…
– 2 –
2012/9381
2012/10563
Mahkemece bozma kararı gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bununla birlikte davacı 3.kişi tarafından da temyiz edilen 16.2.2011 tarihli ilk kararda dava kabul olunmasına karşın davalıya yükletilmesi gereken (davalı … harçtan muaf olduğu için Hazine üzerinde bırakılması gereken) bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline karar verildiği, bozmadan sonra verilen 28.3.2012 tarihli kararda ise bu konuda herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddine karar verildiğinden daha önce davacıdan tahsiline karar verilen ve davacı tarafından ödendiği anlaşılan 1.871,00 TL bakiye karar ve ilam harcının davacıya iadesine karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi göndermesiyle HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4.bendine “iadesine” ifadesinden sonra gelmek üzere “bozma öncesi davacıdan tahsiline karar verilen 1.871,00 TL bakiye karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.