Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9447 E. 2013/1214 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9447
KARAR NO : 2013/1214
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı … ile davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı … vekili, davalılardan … adına kayıtlı, davalı …’nün yönetimideki diğer davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş.ne trafik sigortalı aracın müvekkiline ait aracı çarparak hasarladığını, kaza tutanağında müvekkiline şeride tecavüz etmekten asli kusur verilmişse de mahkemenin … Değişik İş sayılı dosyasında alınan rapora göre davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, davalı sigortacının kaza tutanağındaki kusura göre 1125 TL ödeme yaptığını belirterek şimdilik 3700 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekili sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduklarını kusur oranına göre 1125 TL hasarın davacı tarafa ödendiğini, tesbit raporunu kabul etmediğini temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı … vekili davacının olayda kusurlu olduğunu, tek taraflı olarak yapılan tesbit raporunu kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini, müvekkilinin aracının kendi imkanları ile yaptırdığını, karşı davalı …’nın aracının trafik sigortacısı olan Güneş Sigorta A.Ş.nin zararı karşılamadığını belirterek aslı davanın reddine karşılık davanın kabulü ile 446561 TL tazminatın faizi ile karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … olayda kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Karşı davalı …Ş vekili, sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sorumlu olduklarını temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulü ile 4.008,46 TL tazminatın davalı … ve Güneş Sigorta A.Ş’den dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı … vekili ve davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin doğru hesaplanmasına, davacı vekili lehine karşı davanın kısmen reddi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesine göre davacı-karşı davalı … vekili ile davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve karışlıklı olarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda 12.9.2009 tarihli kaza tesbit tutanağında davacı …’nın şerit tecavüzünden aslı davalı …’in aracının hızınını aracın teknik özellikleri ile trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı … tarafından mahkemenin 2009/10 Değişik iş sayılı dosyasında yaptırılan tesbit sonucu trafik bilirkişisinden alınan raporda ise kaza tutanağının aksine davalı …’in şerit tecavüzünden 6/8, davacı …’nın aracının hızını ayarlamamasından dolayı 2/8 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiştir. Davalı … aleyhinde Dereli Asliye Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan açılan dava sırasında mahallinde yapılan şekiften sonra düzenlenen trafik bilirkişi raporunda kaza tesbit tutanağındaki gibi davalı …’nın şeride tecavüz etmekten 6/8, sanık davalı …’nün aracının hızını dönemeçlere girerken azaltmadığından 2/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Davacı … vekili, karşı aracın trafik sigortasından alınan 1125 TL:nin mahsubu ile bakiye 3.700 TL.nın davalılardan tahsili için iş bu davayı açmış, davalılar Mustafa ve … vekilleri ise açtığı karşı davada kazanın meydana gelmesinde …’nın kusurlu olduğunu belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen 4465 TL.nın davacı-karşı davalı … ile onun trafik sigortacısından tahsilini istemiştir.
Mahalillinde yapılan keşiften sonra düzenlenen 31.5.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacı-karşı davalı …’nın kaza tesbit tutanağında belirtilen sebeplerle 6/8, davalı …’in 2/8 oranında kusurlu oldukları bildirlmiş keşifte dinlenen davalı tanıkları da davacı …’in şerit ihlalinde bulunduğunu söylemişlerdir. 14.6.2010 tarihli oturumda davacı vekili bu raporu kabul etmediğini, Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınmasını beyan ve talep etmiş, davalı-karşı davacı … ve davalı … vekili ise lehlerine olan bilirkişi raporuna bir diyeceği olmadığını, kaza tesbit tutanağındaki kusur oranı ile rapordaki kusurun örtüştüğünü beyan etmiytir.
Davacı-karşı davalı vekilinin itirazı üzerine Adli Tıp Kurumundan alınan 2.2.2011 tarihli raporda ise davacı …’nın şeride tecavüz ettiği kabul edilerek %100 kusurlu olduğu, davalı …’in kusurunun bulunmadığı bildirilmiş mahkemece bu rapora göre asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davalı karşı davacı … ve davalı … vekilinin 14.6.2010 tarihli duruşmada 31.5.201 tarihli bilirkişi raporuna diyeceği olmadığına dair beyanı ile davacı-karşı davalı … lehine usulü kazanılmış müktesep hak oluştuğunun bu beyanının davalı-karşı davacı … ile davalı …’i kusur yönünden bağladığının olayda davalı sürücü …’inde 2/8 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde Şükrü’nün olayda tamamen kusursuz olduğundan bahisle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
3-6100 sayılı HMK.nin 266. Maddesi gereğince ” mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.”
Trafik kazalarında meydana gelen zarar miktarının konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tesbiti gerekir. Zarar veran taraf davaya konu kaza nedeniyle oluşan gerçek zarardan sorumludur.
Dosya kapsamına göre davalı-karşı davacı …’e ait araçta meydana gelen hasar bedelinin tesbiti hususunda davacı-karşı davalı …’nın aracının trafik sigortacısı Güneş Sigorta A.Ş nezdinde yaptırılan ekspertiz raporunda 4.008,46 TL tutarında hasar belirlenmiştir.
Bu aracın hasarına dair faturalarda ibraz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı …’ya ait araçta meydana gelen hasar miktarının tesbitine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmamış ise de davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı aracının hasarlandığının kabulü gerekmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde araçta oluşan hasar değer kaybı, işçilik bedelinin bilirkişi marifetiyle tesbitini istemiştir. Araçlardaki hasar bedelinin tesbiti hususunda sigorta yetkili uzmanından rapor alınmış ise de bilirkişinin araç hasar tesbiti hususunda ne şekilde uzman olduğu anlaşılamadığı gibi rapor içeriğide yetersiz ve yüzeysel olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Davalı-karşı davacı aracındaki hasar yönünden Güneş Sigorta A.Ş ce yapılan ekspertiz raporundaki hasar bedeli irdeleme, araştırma yapılmadan aynen esas alınmış, davacı-karşı davalı … ‘nın aracında 4500 TL tutarında hasarın neye istinaden belirlendiğide anlaşılamamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece davacı-karşı davalıdan varsa davaya konu kaza nedeniyle araçlarında meydana gelen hasarın tesbitine elverişli bilgi ve belgelerin ibrazının istenilmesi, daha sonra İTÜ veya KGM Fen Heyetinden araç hasarının tesbiti konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan davacı-karşı davalı … ile davalı-karşı davacı …’e ait araçlarda oluşan hasar miktarının tesbiti hususunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek denetime elverişli gerekçeli, ayrıntılı bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazına gelince; Yapı Kredi Sigorta A.Ş asıl davanın davalıları …’in işleteni, diğer davalı …’in sürücüsü olduğu aracın ZMSS şirketidir. Duruşmalar
da kendisini vekille temsil etirmiştir. Mahkemece hükmü esas alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı …’in olayda kusurunun bulunmadığından bahisle asıl davanın reddine karar verilmesine göre kendisinin vekille temsil ettiren davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş lehinede karar tarihi itibaiyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz hiç karar verilmemesi de doğru göörülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı … vekili ile davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı … vekilinin , 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş Vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı …, davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş.ye geri verilmesine 7.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.