Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9594 E. 2012/12111 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9594
KARAR NO : 2012/12111
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıya zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketinin hasar bedelini müvekkiline ödemediğini iddia ederek 11.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16/06/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 11.790,50 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazanın mizansen olduğunu, haksız kazanç edinmeye çalışıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 11.000 TL’nin 14/02/2008 tarihinden itibaren, 790,50 TL’nin ıslah tarihi olan 16/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili savunmasında, dava konusu kazanın düzmece olduğunu, haksız kazanç elde etme amacıyla hareket edildiğini bildirmiş olup … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2008/14446 sayılı dosyası ile yürütülün soruşturma sonucu, davacının
müşteki sıfatıyla, davacının yeğeni olduğu anlaşılan …’nün (kazada davacıya ait araç sürücüsü) sanık sıfatıyla yer aldığı iddianame ile sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan … Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığı, dava konusu kazanın da şüpheli olaylar arasında gösterildiği anlaşılmakla ceza dosyası bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;
a)Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda araçta meydana gelen hasarın tamir bedeli belirlenmiş olup davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olduğundan aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm verilmesi isabetli olmamıştır.
b)Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olduğuna göre, aracın yaşı da dikkate alındığında hasar gören parçaların yenisi ile değiştirilmesi nedeniyle kıymet kazanma tenzilinin uygulanmamış olması da doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.