YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9598
KARAR NO : 2012/9654
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, …’nün 05.03.2007 gün, 052/C–2706 sayılı haciz kararı uyarınca üç mevduat hesabına bloke konulduğunu, bu konuda Vergi Mahkemesi’nde açılan davada uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinin belirtilerek görevsizlik kararı verildiğini belirterek haksız haczin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, …adına onaylı 24.11.2005 tarihli Serbest Dolaşıma Giriş beyannamesi kapsamındaki eşyanın alkit olarak beyan edildiğini, ancak davalı İdare bünyesinde yaptırılan tahlillerde orta yağlar sınıfında olduğunun belirlendiği, gerçekte alkit olmayan eşyaya ilişkin beyan edilen tarife üzerinden KDV, gümrük vergisi ve özel tüketim vergisinin az alındığını, Gümrük Kanunu uyarınca ithalatçı adına işlemleri yürütüp beyannameyi imzalayan gümrük müşavirlerinin anılan vergi borcundan sorumlu olduklarını, somut olayda beyannameyi üçüncü kişinin yetkilisi olduğu şirket ile birlikte imzalayıp, verileri veren kişi olduğunu bu nedenle borçtan şahsen de sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı asılın … … Müşavirliği Ltd. Şti.nin müdürü olduğu …
adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeni ile tahakkuk ettirilen gümrük, katma değer ve özel tüketim vergileri nedeni ile alınan haciz kararı nedeni ile işlem yapıldığı, üçüncü kişinin hacze dayanak beyannameyi temsilcisi olduğu şirket adına düzenlediği, haciz kararında şirket unvanı altında üçüncü kişinin adına yer verildiği, haciz kararının hukuka aykırı olduğu“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 229/2. maddesi gereğince gümrük müşavirliğinin bir tüzel kişilik olması halinde, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler üzerine imzasını atmış olanların vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bunlar gümrük idaresine karşı bağlı bulundukları tüzel kişilikle birlikte müteselsilen sorumlu olurlar. 6183 sayılı yasanın 35. maddesi uyarınca da limited şirket ortağının sorumluluğu bulunmaktadır.
Somut olayda davacı üçüncü kişi gümrük müşaviri olup aynı zamanda vergi kaybına neden olan şirketin ortağıdır ve beyanname üzerinde imzası yer almaktadır. Vergi kaybına neden olan durumu da bilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Buna göre davanın tümden reddi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
S O N U Ç :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.