Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9666 E. 2012/9629 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9666
KARAR NO : 2012/9629
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili bankanın dain mürtehin olduğu davalı şirkete kasko sigortalı aracın yanarak hasarlandığını, olayın davalıya ihbarı üzerine ekspertiz incelemesi yapıldığını ve aracın pertinin uygun bulunduğunu, müvekkilinin aracın kredi vereni olması ve araç sahibinin kredi taksitlerini zamanında ödememesi nedeniyle hem haciz hemde rehnin paraya çevrilmesi yolu ile … 4.İcra Dairesinin 2006/13837 ve 13836 sayılı dosyalarında icra takibine geçtiğini, mevcut alacaklarının icra dosyasında bulunduğu kadar olup dava sona erinceye kadar olan miktar dava masrafları ve vekalet ücreti ile beraber rehnin kapsamında olduğunu, araç değerinin 46.700 TL olması sebebiyle davalının kasko değeri ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu belirterek şimdilik 10.000 TL.nın kaza tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yangının elektrik aksamından çıktığını, hasarın teminat dışında kaldığını, araç arızalı olduğundan hasarın … Oto AŞ.den talep edilmesi gerektiğini, faiz oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, rehin hakkına dayanılarak açılan kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya rehinli aracın 15.6.2006/15.6.2007 dönemi için davalı şirkete kasko poliçesi ile sigorta yaptırıldığı ve kaskolu aracın 6.3.2007 tarihinde poliçe yürürlük süresi içinde hasarlı olarak bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.1282.maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı kasko sigortası genel şartlarının 1.5.maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
TTK.nun 1269.maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı durumunda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; davacıya rehinli 2005 model … … aracın 2.8.2005 tarihinde dava dışı … … tarafından … AŞ.den satın alınarak trafikte adına tescil edildiği, aracın o tarihlerde 3.8.2005-2006 vadeli kasko poliçesi ile 60.000 TL sigorta bedeli karşılığında … sigorta AŞ.ne sigortalandığı, aracın 24.8.2005, 22.9.2005, 18.10.2005, 7.11.2005 tarihlerinde şikayetler ve arızalar sebebiyle yetkili serviste onarıldığı, 21.11.2005 tarihinde aracın elektrik aksamından kaynaklanan yangın nedeniyle perte ayrıldığı ve … Sigorta AŞ. tarafından 1.5.2006 tarihinde sigortalı Hakan …’e 53.000 TL araç bedelinin ödendiği, … Sigorta AŞ. nezdinde düzenlenen hasar dosyası, yangın raporu, ekspertiz raporu vs. belgelerden anlaşılmıştır. Daha sonra … 41.noterliğinin 14.6.2006 gün 19034 yevmiye numaralı kati satış senedine istinaden araç … … tarafından, … Açıkalın’a satılmıştır. … Açıkalın, davacı bankadan taşıt kredisi kullanmak için 11.6.2006 tarihinde müracaat etmiş 13.6.2006 tarihinde taşıt kredisi nedeniyle araç üzerine davacı banka lehine rehin şerhi tescil edilmiş, 15.6.2006 tarihinde taşıt kredisi kullanılmış, … Açıkalın ile davalı şirket arasında 15.6.2006-15.6.2007 vadeli 47.662 TL sigorta bedelli kasko poliçesi düzenlenmiş, poliçenin 2.sayfasında dain mürtehin olarak davacı banka gösterilmiştir. … Açıkalın’ın taşıt kredisi borcunu ödememesi üzerine davacı banka tarafından … 4.İcra Müdürlüğünün 2006/13837 sayılı takip dosyasında 18.10.2006 tarihinde rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ve aynı icra müdürlüğünün 2006/13836 sayılı takip dosyasında borçlu … ile dava dışı kefiller aleyhinde ilamsız takip yolu ile 30.000 TL asıl alacak ve ferileri yönünden takibe geçilmiş, aracın hacizli yakalamalı olarak aranması cihetine gidilmiş, 6.3.2007 tarihinde araç resmi görevlilerce terk edilmiş ve kısmen yanmış halde bulunmuştur. Davalı şirket nezdinde düzenlenen ekspertiz raporunda KDV hariç araçta 35.020 TL tutarında hasar olduğu, aracın pertinin uygun olduğu, 40.000 TL piyasa değerinin bulunduğu tesbit edilmiş, davacı vekili rehin hakkına dayanarak şimdilik 10.000 TL tazminatın tahsili istemiyle işbu davayı açmıştır. Dosyaya getirilen evraklardan aracın 21.11.2005 tarihindeki yangın olayından sonra onarıldığına dair belgeye rastlanmadığı gibi aracın … tarafından hasarlı şekilde mi, onarılmış vaziyette mi, ihale yolu ile mi, pazarlık usulü ile mi satın alındığı hususunda bilgi ve belge de bulunmamıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle 6.3.2007 tarihindeki yangınla ilgili bilgi ve belge, tutarak, ifade vs. bulunmadığı, bu yangının nasıl çıktığının belli olmadığı, 21.11.2005 tarihli yangında aracın ağır şekilde hasarlandığı, bu tarihten davalı şirket nezdinde poliçenin yapıldığı 15.6.2006 tarihinden 1 gün önceki 14.6.2006 tarihine kadar aracın layıkıyla onarıldığına dair belge bilgi bulunmadığı, aracın 2.el parçalarla onarılmış olması halinde değerinin poliçede belirlenen sigorta bedeli olmayacağı, araç hasarlı iken sigortalanmışsa poliçenin geçersiz olacağı, önceki hasarın giderildiğinin davacı tarafından ispatlanmasının gerektiği, bunun kanıtlanamadığı belirtilmiş, mahkeme bu nedenle davanın reddine karar vermiştir.
Davacı banka, araç malikine taşıt kredisi kullandıran bir kurum olup araç hasarının layıkıyla onarıldığına dair belgelerin ibrazı ondan istenemez. Davalı …, basiretli bir tacir gibi davranıp sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce sigortalayacağı aracı görerek sözleşme yapmak mecburiyetindedir. Aksi takdirde rizikonun meydana gelmesi halinde aracın önceden hasarlı olduğu, hasarının layıkıyla onarılmadığı, aracın görülmeden sigorta poliçesinin düzenlendiği iddialarına dayanamayacağından sonucuna katlanması ve aracın poliçe yapıldığı tarihte hasarsız olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece davacıya rehinli aracın 15.6.2006 tarihinde hasarsız olduğunun, bu hali ile poliçesinin düzenlendiğinin, 6.3.2007 tarihli resmi görevlilerce düzenlenen tutanağa göre sigortalı aracın kısmen yanarak hasarlandığının, ispat külfetinin sigortacıda olduğunun, davalı sigortacının rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu, aracın sigorta teminatı dışında kalan haller kapsamında hasarlanıp olay yerine getirildiğini somut delillerle kanıtlamayamadığının kabulü ile kaskolu araçta davaya konu olay nedeniyle meydana gelen hasar miktarının, aracın pertinin uygun olup olmadığının, pertinin ekonomik olması halinde olay tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tesbiti hususlarında 26.7.2010 tarihli raporu düzenleyen hasar konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden gerekçeli denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü
ile hükmün BOZULMASINA, 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.