Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/982 E. 2012/5717 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/982
KARAR NO : 2012/5717
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2010/26339 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Finike İcra Müdürlüğü’nün 2010/855 sayılı Talimat dosyasında 01.10.2010 yapılan günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlu arasında baba oğul ilişkisinin olduğunu, haciz sırasında borçlunun hazır bulunduğunu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlayamadığını, istihkak iddiasının da alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlunun aile nüfus kayıt tablosuna göre baba oğul olduklarının tespit edildiği, üçüncü kişinin ticari faaliyete başladığı tarihte yaşı nedeni ile gerekli maddi birikiminin yetersiz olduğu, sunulan faturaların sonradan düzenlenmesinin mümkün bulunduğu, takibin durdurulması kararı verildiği“ gerekçesi ile davanın reddine ve tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-
sına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/13. maddesinde: “…İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması gerekir. Buna göre istihkak iddiasının reddinin yanı sıra takibin talikine de karar verilmiş olmalıdır. Takibin taliki sırasında ise alacaklının muhtemel zararı gözetilerek İİK’nun 36. maddesinde sayılan teminat türlerinden birisine hükmedilmesi gerekir. (İİK’nun 97/3. maddesi)
Somut olayda teminat alınmadan verilen satışın durdurulması kararı tazminata hükmedilebilmesi için elverişli nitelikte değildir.
Tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “İİK’nun 97/13. maddesi gereğince 6.814,00.-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “İİK’nun 97/13. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına“ ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 7.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.