YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9888
KARAR NO : 2012/13088
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkili tarafından sigortalısına 50.500 TL hasar bedeli ödendiğini belirterek kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün %50 kusur oranına isabet eden 25.250 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kusur oranına ve talep edilen tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …. vekili, sigortalı araç sürücünün kusur oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumlu olduklarını bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusursuz olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK’nun 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK’nun 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 01/04/2011 tarihli bilirkişi raporunda, davalı …’ın aracının, sigortalı aracın arkasında durduğu ancak arkadan gelen araçların davalının aracına çarpması sonucu davalının aracının sigortalı araca arkadan çarparak hasarlanmasına neden olduğu, bu nedenle davalıya atfedilecek bir kusur bulun-
madığı belirtilmiştir. Oysa, davalı …, aynı zincirleme kazaya ilişkin görülen…Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/357 esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği yeminli beyanında, yolun sol şeridinde seyir halinde iken önündeki araçların durduğunu, kendisinin de durduğunu ancak önündeki araca hafif bir şekilde vurduğunu, bunun kesinlikle çarpma şeklinde olmadığını, aracının hava yastıklarının açılmadığını, ne olduğunu anlamak için aracından indiğini, bu esnada arkadan gelen başka bir aracın kendisine ait araca çarptığını ve bu çarpmanın etkisiyle aracının önündeki araca çarptığını beyan etmiştir. Bununla birlikte, aynı kazaya ilişkin davalı …’ın kasko sigortacısı olan … Sigorta A.Ş. tarafından davacıya kasko sigortalı aracın maliki, işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına (…) karşı açılan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/39 Esas 2009/1750 Karar sayılı dosyasında ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya kasko sigortalı araç sürücüsü olan davalı …’ın ve davalı sürücü Haldun Şahin Karaca’nın % 50’şer oranda kusurlu oldukları belirtilmiş, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmemiş, davalıların temyiz itirazları ise kusur oranları yönünden reddedilmiştir. O halde mahkemece, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/39 Esas 2009/1750 Karar sayılı dosyasının, işbu davanın tarafları yönünden güçlü delil niteliğinde olduğu dikkate alınmalı, ayrıca davalı …’ın tanık olarak verdiği beyanı ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek tarafların kusur oranlarının yeniden belirlenmesi ve davalı …’ın aracının ilk çarpma sonucu davacıya sigortalı araçta oluşturacağı hasar bedelinin belirlenmesi hususunda son bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.