YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10441
KARAR NO : 2013/13695
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu aracın davalıya kasko sigortalı olduğunu, işletmesi önünde çalınmasına karşın davalı tarafından tazminatın ödenmediğini belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 15.980,00.-TL maddi tazminatın işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, davacının ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediğini ve alacak haklarından feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının işleteni olduğu aracın çalınmasına ilişkin olarak şirketi tek başına yetkili olan …’ın her türlü alacaklarından feragat ettiğine ilişkin feragat tutanağı düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Feragat HUMK’nın 91. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 307) belirtildiği üzere iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir. Davasından feragat eden davacı, bununla, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu, haktan kısmen veya tamamen vazgeçmektedir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için, bunun davalı tarafından kabul edilmesine veya feragate muvafakat etmesine gerek yoktur. Feragat sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Ancak feragat beyanının açık olması ve davacının beyanından onun gerçek amacının davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir. Bunun yanında şarta bağlı feragat da geçerli değildir. Ayrıca henüz açılmamış olan bir davadan feragat sözkonusu olamaz. Dava açılmadan yapılan feragat, davadan feragat değil, esas haktan feragattir ve hukuken geçerli değildir. (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, B. 6, C. IV, İstanbul 2001, s. 3544-3673).
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, davacı şirket temsilcisi olan …’ın 05.02.2008 tarihli feragat tutanağı ile davalı … şirketinden her türlü alacağından feragat ettiği ve …’ın şirketi tek başına temsile yetkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ise sözkonusu feragat tutanağının geçersiz olduğu, …’ın davacı … tek başına temsile yetkili olmadığı iddiasıyla karara itiraz etmiştir.
Mahkemece …’ın imzalamış olduğu “feragat tutanağı” başlıklı belgenin feragat niteliğinde olduğu ve …’ın davacı … tek başına temsile yetkili olduğu değerlendirilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan Gebze Ticaret Sicili Memurluğu’nun 30.04.2012 tarihli yazı ekinde bulunan CD ortamında yer alan davacı şirket belgeleri ve Gebze 6. Noterliği’nin 21.06.2007 tarih, 96674 numaralı belge içeriğinden sözkonusu feragat tutanağını imzalayan …’ın şirketi tek başına temsile yetkili olmadığı, … ile birlikte müştereken şirketi temsile yetkili olduğunun anlaşılmasına göre feragatin geçerliliğinin tartışılarak her iki tarafın iddia ve delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.