YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1071
KARAR NO : 2013/5105
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, araçtaki hasar bedeli 12.482,00 Euro’nun davalıdan tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizin 13/04/2009 gün 2008/5798 Esas 2009/2326 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 16.394,00 TL üzerinden iptaline, bu bedel üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında, davacının işleteni olduğu aracın Türk plakalı olduğu, kazanın Türkiye’de meydana geldiği ve Türkiye’de tamir ettirileceği gözönünde bulundurularak, meydana gelen hasarın Türk Lirası üzerinden tamir bedelinin belirlenmesi, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerine göre tamirinin ekonomik olup olmadığının ve bu şekilde gerçek zararın tespiti için İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra davacı vekiline, bilirkişi raporunun tanzimi için gerekli ücreti yatırması hususunda süre verilmiş, davacı vekili bilirkişi masrafını yatıramayacaklarını, daha önce alınan Adli Tıp Kurumu raporunu kabul ettiklerini, buna göre karar verilmesini istediklerini bildirmiştir. Bunun üzerine mahkemece, dosyada daha önce rapor alınan makine mühendisi bilirkişiye dosya tevdi edilerek ek rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Bu durumda, bozma ilamında belirtilen Kurumlardan seçilecek bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği halde buna uyulmadığı gibi makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen ek raporda, aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinin araştırılmadığı ve tespit edilmediği, soyut ifadelerle aracın pert kabul edilmesinin uygun olmayacağının bildirildiği görülmüştür. O halde mahkemece, bozma ilamında belirtilen şekilde bilirkişi kurulundan rapor tanzimi için gerekli masrafın davalı taraftan istenmesi, davalı tarafın da bilirkişi ücretini karşılamaması halinde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 8.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.