Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/10820 E. 2013/11373 K. 12.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10820
KARAR NO : 2013/11373
KARAR TARİHİ : 12.07.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalının trafik sigortacısı olduğu araçların neden olduğu kazada araçta yolcu olan davacının yaralandığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi tazminat, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 22.679,72 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı arcın trafik sigortacısı olup, Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B-2-b maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasıdır.Davacı tarafından davalı … şirketinin dava tarihinden önce ihtar yolu ile temerrüde düşürüldüğü ileri sürülmüş ve buna ilişkin belgeler sunulmuştur. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca davalı … şirketinin temerrüt tarihi belirlenerek ıslah dilekçesi ile talep edilen tazminatın tamamı yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.Ayrıca kazaya neden olan araç kamyon olup, aracın işleteninin tacir olmasına, dolayısıyla bu aracın haksız eyleminin de 6762 sayılı TTK’nın 3.maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımasına,bu durumda bu nedenle işletenden ticari işlerdeki temerrüt faiz oranı istenebileceğine ve işletenin hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı … şirketinden de aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğine göre, mahkemece istem gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.