YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10832
KARAR NO : 2013/13004
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, (yargılama sırasında vefat eden) davalı …’in işleteni, (ölü) …’in (…) sürücüsü ve diğer davalının trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçlarda ve yüklü emtiada (fuel oil) hasara neden olduğunu, zarar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, kusura isabet eden 15.544,50 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalı tarafa ait aracın kaza tarihini kapsayan trafik poliçesinin bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili ile diğer davalılar beyanlarında, murislerin mirasının reddedildiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
2013/10832
2013/13004
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 12.753,82 TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/189 Esas, 2004/75 Karar sayılı veraset ilamında gösterilen ve … ile … (…) mirasçıları olan davalılardan tahsiline, davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davalılar …, …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, TTK.nun 1301.maddesine (6102 Sayılı TTK’nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uzman bilirkişi raporuyla belirlenen maddi tazminat yönünden, davacıya sigortalı araçta ve yüklü emtiada hasara neden olan aracın işleteni olup, yargılama sırasında vefat eden (davalı) … ile bu aracın sürücüsü olup dava konusu kaza sırasında vefat eden …’in (…) mirasçıları yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkemece zarar sorumlusu araç işleteni … ve sürücü …’in (…) mirasçılarını gösterdiğinden bahisle hükme esas alınan … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/189 Esas, 2004/75 Karar sayılı veraset ilamı, her ne kadar eldeki bu davanın yargılaması sırasında davacı … şirketince alınan yetki üzerine mahkemeden alınarak dosya içine konulmuş ise de; bu veraset belgesinde sadece …’in mirasçıları yönünden inceleme yapılıp, yargılama sırasında ölen (muris) …’in mirasçılarının tespiti yapılmadığı gibi, anılan bu belgede Fidel’in mirasçılarının doğru belirlenmediği de görülmektedir. Şöyle ki; … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2003/189 E., 2004/75 K. sayılı veraset ilamında söz konusu edilen mirasın reddine ilişkin ilamlardan sadece 2000/287-263
2013/10832
2013/13004
E/K. sayılı ilam kesinleşmiş olup, mahkemenin 2003/237-225 E/K. Sayılı ilamı küçük …’ın dedesi Ahmet’ten gelen mirasın reddine ilişkin olup, … ile Mehmet İmir’in …’in mirasını redde dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/154 E. sayılı dosyasından açmış oldukları davanın ise 2013/77 K. sayısı ilamla feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde; hükümde belirtilen 2003/189 Esas, 2004/75 Karar sayılı veraset ilamının zarar sorumlusu işleten ile sürücünün gerçek ve yasal mirasçılarını göstermediği açık olup, buna göre; mahkemece, Medeni Kanun’un 599 vd. maddeleri uyarınca … ve …’in (…) mirasçılarının ve miras paylarının kesinleşen mirasın reddine dair hükümlerle birlikte irdelenerek tespiti ve gerektiğinde davacı tarafa anılan veraset ilamının iptali için dava açmak üzere süre ve imkan tanınması, dava açıldığında bu davanın bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi, dava sonuçlandığında mirasçılardan Mehmet İmir hakkında açılmış bir davanın bulunmadığı ve hakkında dava açılan davalılar yönünden husumet hususu da göz önünde bulundurulup, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken, delillerin hatalı takdiri ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 30.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.