YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11491
KARAR NO : 2013/14567
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalının maliki olduğu aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalısına ödediği 72.000,00 TL’ndan, davalının sigorta şirketinden tahsil edilen 15.000,00 TL’nın mahsubu ile kalan 13.800,00 TL’nın, ödeme gününden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kabulü ile, 13.800,00 TL’nın, 30.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davalıya, 19.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.’nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 05.04.2013 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalının süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedildiği ve peşin alınan başvuru ve karar harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulduğu nazara alındığında, mahkemece verilen kararda herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına karar verilmesi gerektiği halde, davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin yine davacıdan alınarak davalıya verilmesi yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, bu hususun gözden kaçırılması doğru değil ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendindeki “giderlerinin” kelimesinden sonraki kısmının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” tümcesinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’e geri verilmesine 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.