Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/11592 E. 2013/15696 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11592
KARAR NO : 2013/15696
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalılar Caner ve …’ın müvekkiline olan borçları nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı davalı … kendisine ait 1064 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 8, 12 ve 18 nolu bağımsız bölümleri …’a, davalı … ise yine aynı parsel üzerindeki 3 ve 4 nolu ağımsız bölümleri …’a, 16 nolu bağımsız bölümü …’a satmış, … ise davalı …’a, …’ın da diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması ve satışların alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarrufun iptali kararı verilmesi halinde ayrıca tazminata hükmedilemeyeceğine, tüm dosya içeriğinden davalı …’ın borçlu davalıların mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları ile davalı …’ın tüm temyiz itirazlarının reddine
2-Dava, İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Aynı yasanın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda dava konusu 1064 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 16 nolu bağımsız bölüm borçlu davalı … tarafından 29.01.2010 tarihinde davalı …’a satılmış olup onun tarafından 20.10.2010 tarihinde dava dışı Nuray Budak’a, onun tarafından da 02.11.2010 tarihinde yine dava dışı…’e satılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı vekiline taşınmazı satın alan 4. ve 5. kişi konumundaki kişileri davaya dahil edip etmeyeceğinin sorulması davaya dahil edilmedikleri veya davaya dahil edilip kötü niyetli olduklarının kanıtlanamaması durumunda 3. kişi konumundaki davalı …’in dava konusu
taşınmazı elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve davacının alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile 1064 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 3-4-8-12 ve 18 nolu bağımsız bölümlere ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 1064 ada sayılı parsel üzerindeki 16 nolu bağımsız bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 47,083,35 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’dan alınmasına 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.