Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/11643 E. 2013/13657 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11643
KARAR NO : 2013/13657
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davaların reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalının zararı karşılamadığını, tespit raporuna göre 39.238 TL tutarında hasar olduğunu belirterek şimdilik 10.000 TL’nin olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı işbu dosya ile birleştirilen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/65 Esas sayılı dosyasında; sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğunu düşünmekle birlikte aksi kanaate varılması halinde kendisinden prim tahsil eden ancak primleri davalı sigortacıya ödemeyerek zararına sebep olan davalı …’ın sorumlu tutulması gerektiğini, derdest olan asıl dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda 38.746 TL hasar tespit edildiğini, sigortacıdan o davada 10.000 TL talep edildiğini belirterek davalı … Sigorta AŞ’den 10.000 TL’sına ek olarak bakiye 28.746 TL’nin, davalı …’tan 38.746 TL’nin kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

../…

-2-
2013/11643
2013/13657

Davalı … Sigorta AŞ vekili, davacının doğru ihbar mükellefiyetine uymadığını, önceden hasarlı olan aracını bu durumu gizleyerek kasko sigortası yaptırdığını, bu nedenle poliçenin aynı gün (3.2.2010 tarihinde saat 14.18’de) başlangıcından itibaren iptal edildiğini, müvekkilinin prim peşinatı ve taksitleri yartırılmadığından sorumluluğunun başlamadığını, birleştirilen dosya davalısı …’ın müvekkilinin asli veya tali acentası olmadığını, poliçe düzenleme ve prim tahsil etme yetkilerinin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen ödeme belgelerindeki poliçe nosunun dava dışı Ray Sigorta AŞ’ne ait olduğunu, diğer belgedeki plakanın sigortalı araca ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen dosya davalısı … vekili, müvekkilinin tali ya da asli acente olmadığını, resmi olarak sigorta aracılık hizmeti vermediğini, davacının araç satışı yapan müvekkilinden davaya konu aracı 21.1.2010 tarihinde satın aldığını, müvekkilinden aracın tescil, devir, plaka işlemleri ile ZMSS poliçesinin yaptırmasını istediğini ve bunun karşılığında 650 TL ödediğini, davacının kasko poliçesi için de fiyat teklifi alınmasını talep ettiğini, müvekkilince alınan teklifler davacının beklentisinden fazla olduğundan davacının kendisinin araştırma yapacağını belirttiğini, bu nedenle kasko poliçesi yaptırılmadığını, 650 TL’nin ZMSS ve tescil, devir, plaka, takip ücreti için harcandığını, ZMSS poliçesinin davalı sigortacının acentesine yaptırıldığını, (25.1.2010/2011 vadeli), o tarihte kasko poliçesi yaptırılmadığından bunun priminin alınmadığını, davacının davaya konu kazayı gizleyerek 11.5.2010 tarihinde işyerine gelerek en iyi kasko fiyat teklifini müvekkilinin aldığını, bu tarihe kadar iş yoğunluğu sebebiyle kasko yaptıramadığını belirterek yardım istediğini, müvekkilinin tanıdığı acente vasıtasıyla Ray Sigorta AŞ nezdinde kasko poliçesi yapılmasına aracı olarak yardımcı olduğunu, poliçe numarasını matbu evraka yazarak davacıya verdiğini, davacının bu poliçeye istinaden acenteye verilmek üzere aynı gün 200 TL ve ertesi gün 700 TL elden ödeme yaptığını, ancak bu sigorta şirketinin davaya konu hasarı öğrenmesi nedeniyle poliçenin iptal edildiğini, müvekkilinin tanıdığı acenteye mahcup olduğunu, davalı … şirketine kasko poliçesi yaptırılmadığını ve prim ödemesi yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsımı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan tazminat istemine ilişkindir. AAÜT’nin 3/2 maddesi gereğince “müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmolunur.”
Birleştirilen dosyada davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmişlerdir. Dava, bu davalılar yönünden davacının prim borcunu ödemediğinin anlaşılması nedeniyle reddedilmiştir. Bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince bu davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece davalılar lehine davanın reddedilen kısmına göre 4.512 TL vekalet ücretine ve 1/2 oranında davalılara ödenmesine hükmedilmiş ise de bunun 1/2’si 2.256 TL olduğu halde 1/2’nin 2.756 olarak yazılması doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3.maddesi dalaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının “3-Birleştirilen 2012/65 Esas sayılı dosya açısından” başlıklı kısmın 4.bendinde yazılı “davalı … Sigorta AŞ ve davalı …- … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT’nin 3.maddesi ve 3.kısmı dikkate alınarak hesaplanan 4.512 TL nispi vekalet ücretinin 1/2 miktarı olan” ibarelerinden sonra gelen “2.756 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Sigorta AŞ’ne 2.756 TL’sınında …-… Oto Komisyon İşletmesine verilmesine” ibarelerinin hükümden çıkartılmasına ve yerine “2.256 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Sigorta AŞ’ne, 2.256 TL’sının da … – … Oto Komisyon İşletmesine verilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasına yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.