Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1186 E. 2013/18408 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1186
KARAR NO : 2013/18408
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ : … Asliye 1. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Hiz. A.Ş., … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten, sürücü, malik ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkili idaresindeki motosikletle karıştığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak kazanç kaybı nedeniyle 3.724,00.-TL, tedavi giderleri için 276,00.-TL olmak üzere toplam 4.000,00.-TL maddi tazminatın sigorta şirketinden temerrüt, diğer davalılardan olay tarihinden, ayrıca 6.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı … Genel Sigorta A.Ş. vekili, kusur oranında, gerçek zarardan, poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, kazanın oluşumunda kusurlarının bulunmadığını ve taleplerin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. vekili, uzun süreli olarak aracı kiraladıklarını, işleten sıfatlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Hiz. A.Ş. vekili, işleten sıfatlarının bulunmadığın ve sürücünün kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün % 75 kusurlu olduğu ve davacının % 20.2 oranında çalışma gücü kaybı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, çalışma gücü kaybı ve tedavi gideri toplam 37.969,70.-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden 4.000,00.-TL’lik kısmının dava, bakiye kısmının ıslah tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, ayrıca 5.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, bakiye manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Hiz. A.Ş., … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde BK’nın 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı … Hiz. A.Ş. vekili ve … vekilinin tüm, … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı, tedavi gideri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa’nın
3. maddesinde, “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere İşlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun’un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda, aracın kayden maliki davalı … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. olup bu davalı, aracın kazadan önce diğer davalı … Hiz. A.Ş. tarafından kiralanmış olduğunu savunmuş ve buna ilişkin olarak kira sözleşmesini delil olarak ibraz etmiştir. Sözleşme içeriği ve sözleşmeye ekli listede kazaya karışan aracın plaka numarası dosya kapsamında bulunmakta olup yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında sözkonusu sözleşme, fatura ve ekleri uyarınca davalı … Araç Kir. ve Ser. A.Ş.’nin işleten sıfatının bulunmadığının kabulü ile bu davalı yönünden davanın reddi yerine eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Hiz. A.Ş. vekili ve … vekilinin tüm, … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … Araç Kir. ve Ser. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Araç Kir. ve Ser. AŞ’ye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.932,30 TL kalan harcın temyiz eden davalılar Turkcell İletişim Hiz. AŞ ve …’dan alınmasına 26.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.