YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12135
KARAR NO : 2013/12605
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ : Isparta Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasaarufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili, davalı borçlu … Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu maden işletme ruhsatlarını davalı … Ltd. Şti.ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının iptale konu ruhsatlar üzerindeki haczini kaldırmasından sonra yapılan tasarruf için dava açamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
2013/12135
2013/12605
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1 ). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nın 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır ( İİK.md.281 ). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Genelde, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Somut olaya dönüldüğünde, davanın dayanağını teşkil eden takipte, davaya konu işletme ruhsatlarının devrinden önce davacı alacaklı tarafından konulan haczin kaldırıldığı ve devrin gerçekleştiği hususunda tartışma yoktur. Ancak bu haczin kaldırılmasının, davacı alacaklının işbu davayı açma hakkını ortadan kaldırmayacağı gibi borçlunun muvazaalı olarak tasarruf yapmasına izin mahiyetinde de olmadığı kesindir. Takip sırasında alacaklı ve borçlunun gerek yazılı gerekse sözlü olarak borçlunun malları üzerindeki takyidatların kaldırılması ve hatta malların elden çıkarılmasından sonra alacaklının alacağının ödeneceği yolunda anlaşma yapması mümkündür. Bu durumda borçlunun, malları üzerinde takyidat olmadığından mallarını satışı ve alacaklının alacağını ödemesi daha kolaydır. Fakat malların elden çıkarılmasından sonra alacaklının alacağı ödenmez ise borçlunun mevcut malları üzerinde yeniden haciz uygulanabileceği gibi elden çıkarmış olduğu malları için de
2013/12135
2013/12605
tasarrufun iptali davası açılabilir. Hal böyle olunca mahkemece davanın diğer şartlarının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.09.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.