Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12205 E. 2013/13050 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12205
KARAR NO : 2013/13050
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle verilen yetkisizlik kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motosiklete, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, %18 oranında maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın yetkili mahkemede açılmadığı, davanın davalı vekilince yetkili olarak gösterilen İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetki yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.’nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1.fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Yine aynı Yasa’nın 16.maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
2013/12205
2013/13050
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, kaza İzmir’de meydana gelmiş, dava, davalı … şirketinin Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu Adana’da açılmıştır.
Bu durumda davanın, sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu Adana’da açıldığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30/09/2013 tarihinde üye … ve üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

T.C. Anayasasının 142 maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği”,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 110/2 maddesinde “motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya
2012/12205
2013/13050
Şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği” belirttilmiştir.
Ayrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK.nın 21. Maddesinde de ” haksız bir fiilden mütevellit davanın o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabileceği” öngörülmüştür.
Anayasasının 142 maddesine nazaran İdari bir kararla veya şirket şirket işlelyişi gereğince alınan karar ve mahkemelerin yetki ve görevlerinin tayini mümkün olmadığı gibi yargı kararları ile de yasa ile açıkça yetki verilmeyen bir mahkemenin yorum yolu ile yetkili kılınması da mümkün bulunmamaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086c sayılı HUMK. 21.maddesine paralel olarak 110/2 maddesi hükmünü getirmiş olup prensip olarak motorlu araç kazalarından kaynaklanan davalara uygulanır. Dolayısıyla işletene (KTK 85), motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunana (KTK 104) yarış düzenleyicilere (KTK 105) aracı çalan ya da gasp edenlere (KTK 107), sigortacıya (KTK 97) ve işletenle birlikte müteselsil sorumlu olan kişilere (KTK 88) mesela araç sürücüsüne karşı açılacak tüm davalar bu madde kapsamına girmektedir. Şu durum karşısında madde kapsamı dışındaki yerlerden birinde bir dava açıldığı ve yetki yönünden karşı konulduğu takdirde istenilen ve madde kapsamında yer alan mahkemelerden birine dosya gönderilmek üzere yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesi red edilmelidir. (Y.4HD. 27.4.1989 gün 1037/4037 sayılı kararı, Karahasan-Tazminat Davaları S.367-369, Nomer, 2918 Sayılı KTK’ya göre motorlu araç işleteninin hukuki sorumluluğu İBD 1992 S.1-3 S.86, Havutçu-Gökyayla, uygulamada 2918 sayılı KTK’ya göre hukuki sorumluluk)
Somut uyuşmazlıkta;
Davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklet ile davalının ZMSS.cısı olduğu aracın İzmir’de çarpışması sonucunda davacı yaralanmıştır.
Dava dilekçesi tebliğ üzerine davalı vekili müvekkili şirket merkezinin İstanbul’da olduğu, davanın İstanbul mahkemelerinde açılması gerektiğini bildirerek süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
Yerel mahkemece davalının merkezinin İstanbul olduğu gerekçesiyle yetki itirazı kabul edilerek yetki yönünden dava reddedilmiştir.
2012/12205
2013/13050
Uyuşmazlık, davalı … şirketinin bölge müdürlüğünün Adana’da bulunması nedeniyle davanın burada açılmasının mümkün olup olmadığı noktasındadır.
Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının İzmir’de gerçekleştiği, davalı merkezinin İstanbul olduğu konusunda bir uyuşmazlık yoktur.
Davanın açıldığı Adana mahkemesi 2918 sayılı yasanın 110/2 maddesinde tadat edilen, şirket merkezi-şube-acente veya kazanın vuku bulduğu yer mahkemelerinden biri değildir.
Mahkemelerin yetkisinin ancak kanunla düzenlenebileceğine ilişkin T.C Anayasasının 142.maddesi açık hükmüne rağmen yargı organının kıyas yolu ile yasada sayılmayan yer mahkemesini yetkili mahkeme olarak tayin ve tesbiti mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle davanın yetkisiz mahkemede açıldığına ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu ve kararın onanması gerektiği halde sayın çoğunluğun bozma görüşüne karşıyız.