Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12362 E. 2013/13319 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12362
KARAR NO : 2013/13319
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 03.03.2011 tarihinde neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda, bu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını belirterek, 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … ve …, kendilerine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Diğer davalı … Sigorta A.Ş vekili ise, davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 11.03.2013 tarihli ön inceleme tutanağı ile “trafik kazasının Acıpayam ilçesinde meydana geldiği, davalıların ikamet adreslerinin farklı olduğu, 6100 sayılı HMK’nun 7.ve 16. maddeleri uyarınca kesin yetki kuralı gereği yetkili mahkemenin Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu” gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK.’nun 9/2 (6100 sayılı HMK’nin 7). maddesine göre, davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi, aynı Kanun’un 21 (6100 sayılı HMK’nın 16). maddesi uyarınca, haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
2918 Sayılı KTK.’nun 110. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Zarar görenler tarafından, trafik sigortasını yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte dava açılması halinde, KTK.’un 110. ve HUMK.’nun 9. maddesi uyarınca, dava, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Davacı, bu mahkemelerin birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir.
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, yetkili mahkeme yukarıda da açıklandığı üzere, HUMK.nun 9,21(HMK’nın 7,16). ve 2918 sayılı Yasanın 110. maddelerine göre belirlenir. Bu yetki kurallarından hiçbirisi, kamu düzenine ilişkin ve kesin yetki kurallarından değildir. Dolayısıyla HUMK.nun 23. maddesi uyarınca, yetkisiz mahkemede aleyhine dava ikame olunan kimse, esasa girişmezden evvel bu hususta bir itirazda bulunmazsa o mahkemenin yetkisini kabul etmiş addolunur.
Somut olayda; davalılarca yetki itirazında bulunulmadığı mahkemenin de kabulündedir. O halde mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan HMK.nun 19/1. maddesine dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.