Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12584 E. 2014/16967 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12584
KARAR NO : 2014/16967
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-…
2-…

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin murisi … tarafından 22/09/2010 tarihinde davalı bankadan tüketici kredisi alındığını, alınan kredi nedeniyle diğer davalı sigorta şirketince 1 yıllık hayat sigortası düzenlendiğini, primin muris tarafından ödendiğini, murisin 25/12/2010 tarihinde kalp krizi sonucu vefat ettiğini, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketinin kredi taksitlerini ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından 6 taksit ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili tarafından haksız yere ödenen 6 taksitin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı murisinin poliçe tanzim tarihinde mevcut olan hastalığını sigorta poliçesi düzenlenirken bildirmediği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin cayma hakkını kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan

../…

-2-

hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 0,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 25.11.2014 gününde üye L.E.Köksal ve üye S.N.Canpolat karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

Davacı vekili, muris …’un davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle diğer davalı nezdinde hayat sigortası yaptırdığını, murisin ölümü üzerine davalı sigorta şirketinin murisin hipertansiyon tanısı ve kalp hastalığı nedeniyle ilaç kullandığı gerekçesiyle kredinin kalan taksitlerinin ödenmediğini, kalan 6 taksidi ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek murisin ihtiyaç kredisi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız ödenen taksit bedellerinin istirdadına karar verilmesini istemiş,
Davalı banka vekili, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığını,
Davalı sigorta şirketi ise, murisin poliçe tanzim tarihinde mevcut hastalığını gizlediğinden tazminat sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemişler.
Mahkemece murisin vefatına daha önceden var olan hipertansiyon hastalığının neden olup olmadığı, Adli Tıp Kurulu raporu ile tespit edilemese de sigortalının var olan hastalığını poliçe tanzimi sırasında sigorta şirketine
../…

-3-

bildirmediğinden sigorta şirketinin cayma hakkını kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar sayın çoğunluk tarafından onanmış ise de onama gerekçesine aşağıda açıklanan nedenlerle katılamıyoruz.
Mahkemece, sigortalının tedavi gördüğü kurumlardan tedavi evrakları getirtilerek Adli Tıp Kurumundan daha önce var olan hastalıklarının vefatına etkisinin olup olmadığı hakkında rapor alınmasına karar verilmiş, üç adli tıp uzmanı, bir tıbbi patalog, bir iç hastalıkları uzmanı, bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlenen 15.08.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporu ile muriste poliçe düzenlendiği 28.09.2010 tarihinden önce hipertansiyon hastalığı bulunduğu, ancak 25.12.2010 tarihinde hastahaneye götürülüp hemen resusitasyon uygulandığı, bu nedenle ölüm nedenini açıklayacak bir tıbbi belge bulunmadığı ve otopsi yapılarak ölüm sebebinin belirlenmemesi nedeniyle kendisinde mevcut olan hipertansiyon hastalığının ölüme etkisinin olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.
Mahkemece sigortalının var olan hastalığını poliçe tanzimi sırasında gizlediği gerekçesiyle sigorta şirketinin cayma hakkını kullanabileceği belirtilmiş ise de sigortalının mevcut hastalığını bildirmemesi, ölümün bildirilmeyen hastalık sonucu meydana geldiği ispatlanmadıkça tek başına cayma hakkının kullanılması nedeni değildir. Cayma hakkının kullanılabilmesi için ölüm ile gizlendiği iddia edilen hastalık arasında illiyet bağının bulunması gerekmekte olup Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. (11. Hukuk Dairesi 18.05.200 tarih 2003/11512 esas 2004/55934 karar, 28.02.2005 tarih 2004/5074 esas 2005/1822 karar, 11. HD. 05.05.2011 Tarih 2009/12944 esas 2011/5468 karar, 11. HD. 18.04.2012 tarih 2010/16389 esas 2012/6290 Karar sayılı ilamları).
Yukarıda açıklandığı üzere gizlendiği iddia edilen hastalık veya hastalıklarla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağı olup olmadığı hususunun yüksek tansiyon ve kalp hastalığı konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve sırf beyan yükümlülüğüne uyulmaması gerekçesine dayalı olarak davanın reddine dair kararın bozulması gerektiği gerekçesiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne karşıyız.