Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12606 E. 2013/18212 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12606
KARAR NO : 2013/18212
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … … İnşaat Turizm Ltd. Şti. temsilcisi … ile 16.5.2008 tarihinde yaptıkları gayrımenkul satış sözleşmesi gereği dava konusu … 1207 parsel A blok 3.kat 9 nolu bağımsız bölümün davacıya satıldığını, anılan sözleşme gereğince satış bedeli olarak davacı tarafından davalı şirketin yaptırdığı 1207 parsel üzerindeki taşınmazlardan 22 dairenin mutfak dolabı 28 portmanto ve laminatlarının eksiksiz olarak yapıldığını yine davacı tarafından ödenmesi geren 26.250 Euro’nun da 21.6 2008 tarihinde 1.000 Euro ve 7.030 TL’sinin ödendiğini, dairenin davacıya teslim edildiğini ve davacı tarafından kiraya verildiğini, davalı şirketin dava konusu taşınmazın tapusunu devretmekten kaçındığını,davacı tarafından ödenen 1.000 Euro ve 7.030 TL’nin davalı tarafından davacıya, davacı tarafından da tekrar davalı şirkete geri gönderildiğini, davalı tarafından bakiye borç bildirildiği takdirde bakiye borcu ödemeye hazır olduklarını belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 3.5.2010 tarihli dahili dava dilekçesi ile dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra 31.12.2009 tarihinde davalı şirket tarafından avukatı …’a satıldığını, satış işleminin muvazaalı olduğunu, …’un davalı şirket adına dosyaya 30.12.2009 tarihinde vekaletname koyduğunu, davadan ve ihtiyati tedbir kararından haberdar olarak taşınmazı satın aldığını HUMK’nun 186. maddesi gereğince davaya tapu iptali tescil davası olarak devam ettiklerini, …’un davaya dahil edilerek 31.12.2009 tarihli satış işleminin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … … İnşaat Turizm Ltd. Şti. vekili, dava konusu dairenin 16.5.2008 tarihli adi satış sözleşmesi gereği 22 dairenin mutfak dolapları,28 portmanto ve laminatların yapılması ve 26.250,00 Euronun iki ay içinde ödenmesi şartı ile davacıya satıldığını,ancak davacının üstendiği işleri eksik ifa etmesi ve parayı ödememesi nedeniyle kendisine 30.9.2009 tarihinde ihtarname çekildiğini, davacı eksik ifayı tamamlamadığı için sözleşmenin 30.9.2009 tarihinde tek taraflı feshedildiğini, davacının yaptığı 7.030,00 TL ve 1000 Euro ödemenin iade edildiğini, ayrıca davacının yaptığı işler karşılığı kendisine banka aracılığıyla 70.000,00 TL daha gönderildiğini, davacının fazla alacağı olması halinde ve ispatlanması durumunda ödemeye hazır olduklarını, adi satış sözleşmesinin mülkiyeti nakil borcu doğurmadığını, davacının taşınmazı alacak ekonomik gücü bulunmadığını belirterek eksik harcın tamamlatılarak davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı … vekili, davacı ile davalı şirket arasındaki 16.5.2008 tarihli sözleşmenin 30.9.2009 tarihinde feshedildiğini, davacının sözleşme gereği ödemesi gereken parayı ödemediğini ve ödeme gücünün de bulunmadığını, dava konusu taşınmazı 31.12.2009 tarihinde 90.000,00 TL ödeyerek aldıklarını ve 2010 yılı mart ayından beri oturduklarını, adi satış sözleşmesinin mülkiyeti nakil borcu doğurmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacı tarafından sunulan sözleşme adi yazılı şekilde yapıldığından tek başına tescil mahiyeti vermediği,taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmenin yazılı şekilde yapılması gerektiği, resmi şekilde yapılmış olmasının geçerlilik koşulu olduğu, davacının 16.5.2008 tarihli sözleşmedeki 26.250,00 Euro borcunu ödemediği, dava konusu taşınmazın davacıya, davalı şirket tarafından rızaen teslim edilmediği, davacının parasını ödemediği taşınmazı gelir elde etmek amacıyla üçüncü kişiye kiraya verdiği, taşınmazın dahili davalıya satılmasından sonra kiracının taşınmazı terk ettiği, Yargıtay uygulamalarında hakkın kötüye kullanılması ilkesinin kabul edilerek davacı lehine karar verilmesi için davacının edimlerinin tamamının yerine getirip daireye teslim alması halinde mütaahit firmanın kötü niyetle tapuda ferağdan kaçınması halinde birikimlerini bir araya getirip mesken edinmek için kendisine ev alan kişilerin korunmasına yönelik içtihadın somut olayda uygulama olanağı bulunmadığı, davacının satın almayı düşündüğü daireyi mesken niteliği ile
kullanmak amacıyla hareket etmediği, kiraya verdiği, davacının Bartın’da oturduğu …’daki taşınmazı yerleşmek niyetiyle almadığı, davalı şirket adına açılan davanın resmi şekil koşullarını taşınmadığı ve davalı şirketin dairede alacağı olması nedeniyle taşınmazın tapusunun devirden kaçınması hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceğinden davalı şirketin daireyi davacıya alacağına rağmen veresiye devretmesi halinde hakkında birçok icra takibi bulunan davacının bu borcu ödeme gücü olmayacağı ve hakkındaki takipler nedeniyle icra tarafından satılma tehlikesi bulunduğundan asıl davanın şekil noksanlığı nedeniyle reddi gerektiği, davalı … yönünden açılan davanın ise kabul edilebilmesi için davacının davalı şirket ile yaptığı 16.5.2008 tarihli sözleşmenin geçerli olması gerektiği,anılan sözleşmenin resmi koşuları taşımaması nedeniyle tescil davası yönünden geçersiz olduğu, davalı şirket ile dahili davalı … arasındaki 31.12.2009 tarihli satış sözleşmesinin muvazaalı olmadığı, davacı tarafından davalı …’in kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalı … … İnş. Turizm Ve Tic.Ltd.Şti hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı … hakkındaki davanın TMK’nun 6.maddesi gereğince sübut bulmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.