YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12809
KARAR NO : 2013/13797
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın iş sahibi ve yüklenici olan davalıların kanal çalışması yaptıkları yolda gerekli tedbirlerin alınmamış olması nedeniyle, dava dışı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada hasarlandığını, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 4.096,00 TL. nın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu olayda davalıların kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine (6102 Sayılı TTK’nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen 13.4.2011 tarihli kaza tespit tutanağında davalı yanın kanal çalışması yaptığı yerde yolu geliş-gidiş olarak ayırmak için konulan tabela ve reflektörün ışıklı olmaması sebebiyle dava dışı … plakalı araç sürücüsünün farkına varamayarak önünde giden aracı sollamak istediğinde kendi şeridinde giden kasko sigortalı araca çarptığı, olayda davacıya kasko sigortalı sürücünün kural ihlalinin bulunmadığı, gerekli işaretlemeleri geceye uygun olarak yapmayan kurum ve kuruluşun (davalıların) kusurlu (asli kusurlu) olacağı, dava dışı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Öte yandan, davacı vekili kazanın davalıların kanal çalışması yaptıkları yolda gerekli tedbirlerin alınmamış olması sebebiyle meydana geldiği iddiası ile (tam kusura dayalı olarak) dava açmış, yargılama sırasında alınan ve mahkemece hükme esas alınan 15.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda, olayda dava dışı …. plakalı araç sürücüsünün hatalı sollama ile şerit tecavüzü yapması nedeniyle tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ile yol çalışması yapan davalı tarafın kusurunun bulunmadığını belirtilmiştir.
Bu durumda, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporları arasında tarafların kusur durumu yönünden çelişki meydana geldiği açık olup, mahkemece, dosyanın konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile davacı iddiası, kaza tespit tutanağı, mevcut bilirkişi raporu, olayın saati ve oluş şekli birlikte irdelenerek kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mevcut çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.