YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12843
KARAR NO : 2014/17061
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ :Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :20/02/2013
NUMARASI :2011/518-2013/58
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin desteği Hümeyra’ya çarpması sonucu vefatına neden olduklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma nedeni ile davacıların her biri için ayrı ayrı 200,00.-TL ve ayrıca defin ve cenaze gideri için 200,00.-TL olmak üzere toplam 1.000,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ayrıca anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00.-TL kardeşler için ayrı ayrı 10.000,00.-TL olmak üzere toplam 60.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı A..Türk Sigorta A.Ş. vekili, kusur oranında, gerçek zarardan, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. vekili, müvekkilinin sorumluğunun bulunmadığını, yüklenicinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı H..G..vekili, kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün 3/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı kardeşler yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, destekten yoksun kalma nedeni ile davacı Ahmet için 8.646,11.-TL, anne Edibe için 8.156,31.-TL, cenaze ve defin gideri 112,50.-TL olmak üzere toplam 16.914,92.-TL maddi tazminatın sigorta şirketinden dava, diğer davalılardan olay tarihinden, ayrıca anne ve baba için ayrı ayrı 7.500,00.-TL olmak üzere toplam 15.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-Dava Borçlar Kanunu’nun 45. maddesi (6098 sayılı TBK m. 53) ve 47. maddesi (TBK m. 56) gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK’nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay’ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK’nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi sözkonusu maddede araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi de meydana gelen zarardan sorumlu tutulmuştur. Bu bakımdan motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde yani aracın işletilmesine katılma halinde girişimci işleten ile birlikte sorumlu olacaktır.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda müteveffa H..S..ya çarpan araç personel taşıyan servis aracı olup davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş.’nin personelini taşıdığı dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı yanın taşıtan Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş.’nin de sorumluluğunun bulunduğu iddiası ile husumet yönelttiği görülmektedir. Bununla birlikte davalı kurum işleten sıfatının bulunmadığını, kazaya karışan servis aracının ihale kapsamında yalnızca personelini taşıma işini yaptığını ileri sürmüştür.
Mahkemece oluşan zarardan davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş.’nin de sorumlu olduğu değerlendirilmiş ise de, bu değerlendirme için yapılan araştırma yeterli değildir. Bu bakımdan mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler de gözönünde bulundurularak, davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. ve dava dışı Ç.. Tur Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşme ve taraflar arasındaki uygulaması dikkate alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin araç üzerinde fiili hakimiyeti ve ekonomik yararlanma unsurlarını birlikte bulundurup bulundurmadığı ve bu fiili hakimiyetin uzun süreli sağlanıp sağlanmadığı, kazaya karışan servis aracının davalı kurumuna özgülenip özgülenmediği, başka kurumların taşıma işini yapıp yapmadığı, davalı iş sahibinin yüklenici şirkete emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunup bulunmadığı, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olup olmadığı, bir anlamda davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş.’nin Borçlar Kanununun 55. maddesinde düzenlenen “adam çalıştıran” sıfatıyla veya işleten sıfatıyla sorumluluğu kapsamında olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b-Davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş.’nin diğer temyiz itirazlarının yukarıdaki bentte açıklanan bozma gerekçesi dikkate alınarak şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-Mahkemece müteveffanın davacı kardeşleri için manevi zarara uğramadıklarını değerlendirerek manevi tazminat taleplerini reddetmiş ise de, BK 47. maddesinde (TBK m. 56) ölem kimsenin ailesine uğradığı manevi zarar nedeni ile tazminat verilmesi gerektiğinden sözedilmiştir. Yaşları küçük olsa da müteveffanın kardeşlerinin meydana gelen olayın acısını hissedeceklerinin kabulü ile manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
b-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1-a ve 2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (1-b ve 2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş’ne geri verilmesine 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.