YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1318
KARAR NO : 2013/1711
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı İdare tarafından gönderilen haciz bildirisinden dolayı dava dışı kamu borçlularına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6183 s.K’nin 79. maddesine dayalı olarak açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacı Kooperatif’in üyesi olduğu ileri sürülen kişilerin hangi prosedür ile üye kaydedildikleri ve üyeliklerinin nasıl başlatıldığı, ayrıca bu işlemlerin hangi defterlere kayıt edildiği açık olmadığı gibi Sivas Ticaret Sicil Memurluğunun 10/04/2009 tarihli yazısında belirtilen Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Ortaklar Pay Defteri ile Kale Vergi Dairesi Müdürlüğünün 12/05/2008 tarihli yazısına ekli liste arasındaki kimlerin kooperatif üyesi olduğuna ilişkin çelişki giderilmemiştir. Nitekim bazı vergi borçlularının kooperatif üyesi olmadığı ileri sürülmüş ve 20/04/2010 tarihli bilirkişi raporunda da bu hususa yer verilmiştir.
Davacı Kooperatifin üyelerine ödeme yapmasına ilişkin düzenleme içerip içermediğine yönelik olarak kuruluş sözleşme-
sinde hüküm olup olmadığı araştırılmadığı gibi davacı tarafından üyelere yapılan ödemelerin kimler tarafından tahsil edildiği giderek ödeme emrinin tebliğ tarihinden sonra yapılan ödemelerin vergi borçlularına yapılıp yapılmadığı hususu da incelenmemiştir. Bu durumda ödeme emrinin tebliği tarihinde kimlerin kooperatif üyesi olduğu ve kooperatif tarafından yapılan ödemelerin bu kişilere yapılıp yapılmadığı açıkça belirlenmiş değildir. Hal böyle olunca yazılı hususların araştırılarak eksikliklerin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, karar düzeltme yolu açık olarak, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.