YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13385
KARAR NO : 2013/14202
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ….. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlu davalının kendisine ait hak ve alacakları diğer davalıya devrine ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalılar arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle davanın kabulüne ve Yalova 2. İcra Müdürlüğünün 2010/3663 esas ve Yalova 2. İcra Müdürlüğünün 2010/4095 esas sayılı dosyalarındaki davacı alacaklı … San. Tic. Ltd. Şti. ‘nin alacak ve ferilerinin İİK 283 maddesi gereğince davalı … Şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı …. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalılar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de
yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalılardan ….. San. ve Tic. Ltd. Şti.nden olan alacağı için icra takibi başlattıklarını, alacağın bir kısmını tahsil ettiklerini, ancak büyük bir kısmını ise tahsil edemediklerini, borçlu davalının aciz halde olduğunu ve kendisine ait hak ve alacakları alacaklılardan mal kaçırma amacı ile diğer davalıya devrettiğini öne sürerek yapılan devirlere ilişkin tasarrufun İİK.nın 277 ve devamı maddeleri ile BK.nın 18. maddesi uyarınca iptalini ve kendilerine cebri icra yapma yetkisi verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden davacının talebinin ne olduğu ve hangi yasa maddesi uyarınca iptal istediği, davalılar arasındaki hangi tasarrufun iptalini istediği yeterince açık olmadığı görülmektedir. Talep sonucu açık değilse, 6100 sayılı HMK.nın 31.maddesi (1086 sayılıHUMK.nun 75/2 maddesi) uyarınca mahkemenin davacı tarafa talep sonucunu açıklattırması gerekir. Bu madde hükmünde, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir” denilmekte ise de bunu sadece hakime tanınan bir yetki şeklinde değil, aynı zamanda hakime verilen bir görev olarak anlamak gerekir. Davacının isteğinin ne olduğunun açık ve net bir şekilde belirlenmesi için açıklama yaptırılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece davacı tarafa 6100 sayılı HMK.nın 31. (1086 sayılı HUMK.nun 75/2) maddesi uyarınca davacı tarafın isteğinin ne olduğu, davayı İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası mı yoksa Borçlar Kanunun 19. maddesine dayalı muvazaa nedeniyle iptal davası olarak mı açtıklarının, davalıların yaptıkları hangi tasarrufun iptalini istedikleri açık ve net bir şekilde açıklattırılması, davalılar arasında hukuki ve fiili irtibatın da bulunduğunun göz önünde tutularak tarafların toplanan ve toplanacak tüm delillerinin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi kabule göre de davanın kabulü halinde davacının alacak ve ferileri ile sınırlı biçimde davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken davacının tüm alacağının davalı 3. kişiden tahsili sonucunu doğuracak biçimde karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı …. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne geri verilmesine 23.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.