YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13450
KARAR NO : 2013/14083
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Gaziantep 7.İcra Müdürlüğünün 2009/4578 sayılı dosyasından 29.05.2009 tarihinde davacıya ait fabrikadaki bir kısım makinelerin borçluya ait olduğu gerekçesi ile haczedildiğini, davacı ve borçlu arasındaki alım satım ilişkisinden kaynaklanan borç nedeniyle, borçlunun borçlarını ödeyemeyince Tekirdağ’da ki battaniye fabrikasındaki makinelerin bir kısmını borcuna karşılık davacıya verdiğini, 3.kişinin de bu makineleri Kayseri de bulunan fabrikasına getirdiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu makinelerin danışıklı olarak davacıya satış olarak gösterildiğini, yapılan işlemlerin borcun doğumundan sonra olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacının, ticari alışverişte bulunduğu borçlu şirketten borcuna karşılık, borçlu şirketin makinelerini devir almasının İİK’nun 280/son maddesine göre işletmenin veya işyerindeki mevcut emtianın tamamını veya mühim bir kısmını deviralan, satın alan veya iktisap ile beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın borçlunun alacaklılarını zarar verme kastını bildiği kabul edildiği, ayrıca İİK’nun 44.madde koşullarına uygun devir olmadığı gibi BK’nun 179.maddesine göre devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağı, davacnın borca karşılık para ödemesini kabul etmesi gerekirken, ticari alışverişte eda yükümlülügünü malla yerine getirimesini kabul etmesi yaşam deneyimlerine uygun olmadığ gibi alım-satım aktinden beklenen menfaati gerçekleşmesine de aykırı olduğundan protokol ve faturalara itibar edilmediğinden bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde ve delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ticari hayatta vadeli ödeme aracı olarak kullanılan çek tarihine göre davacı ve borçlu arasındaki devir ilişkisinin borcun doğumundan sonra yapıldığından BK’nun 202.maddesine göre davacı 3.kişinin sorumlu bulunmasına göre davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.