YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13829
KARAR NO : 2013/14085
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğünün 2009/8082 sayılı takip dosyasından yapılan 14.09.2009 ve 22.12.2009 tarihli hacizlerde, davacı 3.kişiye ait işyerindeki malların haczedildiğini, haciz adresinin önceden borçluya ait iken Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğünün 2009/122 talimat sayılı dosyasından yapılan ihalede mallarını 3.kişi tarafından satın alındığını ve borçlunun adresi 14.02.2009 tarihinde tahliye ettikten sonra 3.kişinin faaliyete başladığını belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının faaliyete başladığını iddia ettiği 15.01.2009 tarihinden sonrada borçlunun aynı adreste faaliyetine devam ettiğini, mahalde borçluya ait pekçok belgenin bulunduğunu, dava dayanağı ihaleye esas takip ve ihalenin danışıklı olduğudan haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, ödeme emrinin haciz adresi dışında borçlunun ticaret sicil kaydında yer alan adresinde tebliğ edildiğini, haciz sırasında hazır bulunmadığını, hacizli malların borçlu ve davacı 3.kişi arasında organik bağ bulunmadığını.hacizli malların Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğünün 2009/122 talimat sayılı dosyasından yapılan ihalede satın alındığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı alacaklı vekili ve lehe vekalet ücreti ve tazminat takdir edilmediğinden davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
1.Dava konusu hacizler 14.09.2009 ve 22.12.2009 tarihlerinde önceden borçu şirkete ait adreste yapılmıştır. Ödeme emri ve borçlunun ticaret sicil kaydı adresi haciz adresinden farklı olmakla birlikte haciz adresinin önceden borçluya ait olduğu, davacı tarafından da kabul edilmektedir.Dosya içerisindeki belgelerden davacı 3.kişinin aynı adreste 19.01.2009 tarihinde faaliyete başlamış olduğu görülmektedir. Öte yandan davacı3.kişinin alacaklısı olduğu Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğünün 2009/122 talimat sayılı dosyasındaki ihalede mallar davacı tarafından 11.11.2009 tarihinde satın alınmıştır. Davacı borçlunun adresten 14.02.2009 tarihinde ayırıldığını belirtmektedir.Oysa dava konusu 14.09.2009 tarihli haciz sırasında mahalde borçlu şirket adına 11.09.2009 tarihli sipariş belgeleri bulunmuştur. Yine alacaklı tarafından delil olarak sunulan Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğünün 2010/967 talimat sayılı dosyasından aynı adreste 11.02.2010 tarihinde yapılan hacizde de borçlu şirket yetkilisinin mahalde hazır olduğu görülmüştür.
Davacı 3.kişinin, henüz borçlu şirket adresten ayrılmadan ve ihalede malları satın almadan faaliyete başlaması mümkün olmayacağı gibi, faaliyete başladıktan sonrada borçlunun bu adresle ilgisinin kesilmediği halen aynı adreste faaliyete devam ettiği mahalde bulunan sipariş belgeleri ve 11.02.2010 tarihli haciz tutanağı içeriği ile sabittir.Her ne kadar taraflarca sunulan farklı yöndeki emsal karar sunulmuş ise de anılan karar henüz kesinleşmemiş ve yargılamının iadesi yolu bulunduğu dikkate alınmalıdır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde,davacı 3.kişinin dayandığı alacaklısı olduğu takip dosyası ve bana bağlı olan ihalenin danışıklı olduğu,amacın alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise,dava kabul edildiğinde davacı 3.kişi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.