Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1384 E. 2013/2562 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1384
KARAR NO : 2013/2562
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı … ‘ün işleteni olduğu zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan aracın müvekkile çarparak yaraladığını belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı Güvence Hesabının 3. kişi durumunda bulunduğu, … yönünden uzamış zamanaşımı süresinin uygulanamacayağı, … 109/2. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine … verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazminatı istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık, 2918 sayılı ….nun 109/I. maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar” hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten veya …) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK’nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK’nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir).
Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; trafik kazası 27.08.2002 tarihinde gerçekleşmiş, davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 5 yıldır. Davacı vekilince, dava dışı sürücü ve işleten aleyhine … 18. … Müdürlüğü’nün 2005/3983 takip sayılı dosyası ile 03.06.2005 tarihinde takip başlatılmıştır. Buna göre, BK’nin 133/II. maddesinde, (6098 sayılı TBK md. 154) uyarınca, alacaklı tarafından … takibi yapılmış olması zamanaşımını kesen nedenlerden olduğu ve BK 134/I maddesinde ise, (6098 sayılı TBK md. 155) zamanaşımının müteselsil borçlulardan birine karşı kesilmiş olması halinde diğerlerine
karşı da kesilmiş olacağından takip tarihinde zamanaşımınının kesildiği anlaşılmaktadır. Bunun yanında, BK 136/II. Maddesinde … takibi ile zamanaşımı, takibe ilişkin her muameleden itibaren yeniden kesileceği düzenlenmiştir. Zamanaşımı kesen bir neden ortaya çıktığında kesilme tarihinden yeniden aynı zamanaşımı süreci başlayacaktır.
Bu hale göre, kaza tarihinden takip tarihine kadar ve takip tarihinden de dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip, tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir … vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile … verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.2.2013 gününde oybirliğiyle … verildi.