Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/14258 E. 2013/17308 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14258
KARAR NO : 2013/17308
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında dava konusu dükkanın davalı borçlu şirketin ticari işletmesine dahil bir yer olduğunun dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olduğu ancak İİK’nin 280/son madde kapsamında ticari işletmenin tamamını veya mühim bir kısmını teşkil edip etmediği hususu üzerinde yeterli araştırma yapılmadan, gerektiğinde uzman bilirkişiden görüş alınmak ve borçlu defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle anılan maddedeki şartların oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığına değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, taşınmaz satışının icra takibi başlamadan önce yapıldığı, borçlunun ticari işletmesinin emtianın tamamı ya da önemli bir kısmının satılmadığı, satışın alacaklının zararına olduğunun da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz bozması alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu bozma ilamında belirtilen eksiklikleri karşılayacak nitelikte değildir. Tasarrufa konu edilen dükkanın davalı borçlunun işletmesine dahil olduğu ve orada ticari faaliyette bulunulduğu dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu yerin borçlu Şirket’in
borçlunun, tasarruf tarihindeki mevcut malvarlığı içindeki yerini başka bir ifade ile ticari işletmesinin mühim bir kısmını teşkil edip etmediğine yönelik açıklayıcı bir rapor alınmamıştır. Hal böyle olunca ticari işletmenin malvarlığını belirleyebilecek, dava konusu taşınmazın ticari işletmenin mühim bir bölümünü oluşturup oluşturmadığını tespit edebilecek ihtisasa sahip bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak bozma gereklerinin yerine getirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09.12.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.