YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14313
KARAR NO : 2013/14208
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın kaza sonucu hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasarı karşılamadığını, tespit raporu ile 19.000,00 TL. hasar tespit edildiğini belirterek şimdilik 2.000,00 TL.’nin davalıdan tahsilini talep etmiş; 11.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 11.100,00 TL. daha arttırarak toplam 13.000,00 TL. ‘nin dava tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tazminini istemiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığını, kazanın belirtilen yer ve şekilde meydana gelmediğini, jandarma görevlilerinin dahi durumdan şüphelendiğini, aracın sürücüsü ve maliki hakkında nitelikli dolandırıcılıktan işlem yapıldığını, olaydan 2,5 ay sonra ihbarda bulunulduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 13.000,00 TL. hasar bedelinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı … şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Dava, 1086 Sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu 28.09.2011 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibariyle bu tür sözleşmeye tabi davalarda genel yetkili mahkeme HUMK’nun 9/1 maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi ise de; Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.8. maddesi hükmünde; sigortacı aleyhine açılacak bu tür davada, davalı sigortacının merkezinin veya sigorta sözleşmesini yapan yetkili acentanın ikametgahının bulunduğu veya rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda, davalı sigortacının merkezi Ümraniye, kaza yeri Urfa – Birecik karayolu olup poliçeyi düzenleyen yetkili acentanın ikametgahı dosya kapsamına göre anlaşılmamıştır.
Davalı vekili süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, ayrıca işbölümü itirazı ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece yetki ve işbölümü ilk itirazları konusunda olumlu ya da olumsuz hiç karar verilmemiş, davacının süresinde davalı sigortacıya başvuruda bulunmasına rağmen sigortaca ödeme yapılmaması üzerine bu davanın açıldığı, bu nedenle davanın süresinde olduğundan bahisle zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı vekilinin yetki ilk itirazı hakkında inceleme ve değerlendirme yapılarak, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;
a – kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan davaların ticari dava olması, ayrı ticaret mahkemesi olan yerlerde bu davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait bulunması sebebiyle davalı tarafın işbölümü itirazı konusunda olumlu ya da olumsuz hiç karar verilmemesi de isabetli görülmemiştir.
b – Yine TTK’nun 1268. maddesi ile Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının C-9 maddesi uyarınca kasko poliçesinden doğan talepler 2 yıl içinde zamanaşımına uğramaktadır. Somut olayda, kaza tek taraflı ve maddi hasarlı şekilde 10.09.2008 tarihinde gerçekleşmiştir. Dava 28.09.2011 tarihinde açılmış olup davacı sigortalının davalıya hangi tarihte ihbarda bulunduğu, davacı tarafın, davalı … tarafından ne şekilde ve nasıl oyalandığı hususu yeterince araştırılıp incelenmeden davalı vekilinin zamanaşımı def’inin reddine karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.