Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/14624 E. 2013/15658 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14624
KARAR NO : 2013/15658
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, davalıya kaskolu aracın davacının idaresinde iken çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasarlandığını, ancak davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek, 26.072,80 TL hasar bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın davacının eşi…yönetiminde iken hasarlandığını, bu şahsın kaza esnasında alkollü olduğunu, doğru ihbar yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle hasarın teminat kapsamında bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; hasarın teminat dışı olduğu hususunun davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 25.889,14 TL tazminatın 19.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A.1.maddesine göre, gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması,
çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.maddesi ve TTK.’nun 1292. maddesi uyarınca, sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut olayda, sigortalı araç, 1886/1 Sokaktan Yalı Caddesine girdiği esnada, cadde üzerinde seyir halindeki karşı aracın ön kısmı ile aracın sol arka kısmına çarpması neticesi hasar görmüştür. Araç maliki … ile karşı araç sürücüsü … arasında anlaşmalı kaza tespit tutanağı tanzim edilmiş, buna göre sigortalı aracın davacı tarafından kullanıldığı beyanı imza altına alınmıştır. Ancak olayı gören dosyadaki tarafsız tanık …, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/22841 sayılı soruşturma dosyasında, kazanın meydana geldiği yere yakın bir sitede güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, olaydan hemen sonra kaza yerine gittiğini, kazaya karışan her iki araçtan birer tane erkek şahsın çıktığını, kaza yerinde iki kişiden başka kimsenin bulunmadığını, bu şahısların aralarında bir süre konuştuktan sonra olay yerine bmw marka aracın sürücüsü olan kişinin eşinin geldiğini ve bu şahsın alkollü olduğunu beyan etmiş, tanık olarak dinlendiği duruşmada aynı şekilde beyanda bulunmuştur.
Kaza esnasında aracın davacı tarafından değil, olay anında alkollü olduğu anlaşılan ve davacının eşi olan…tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğinin anlaşılmasına göre, davalı … üzerindeki ispat külfeti yer değiştirerek davacı tarafa geçtiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davacıya kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana gelmediğini ispat edebilmesi için imkan verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile sigortacıya ispat külfetini yükleyerek, davalının iddiasını ispat edemediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.