YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15116
KARAR NO : 2013/15956
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralanan, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, aracın hasar bedelinin müvekkili tarafından araç maliki şirkete ödendiğini ve müvekkiline temlikname ile hak ve alacakların temlik edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından hasar bedelinin tahsili için davalıya yönelik başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın süresinde ihbar edilmediğini, araç üzerinde inceleme yapılmasının engellendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu, hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 21/05/212 gün 2012/1049 Esas 2012/6516 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, bu kez de hasarın teminat kapsamında olduğu ancak hasar tutarını davacının ispat edemediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, trafik kazası sonucu müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelini, aracın kasko sigortacısı olan davalıdan talep etmiş, mahkemece davacı tarafından hasara ilişkin fatura ve diğer delillerin sunulmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, dosya kapsamında bulunan trafik polislerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında, aracın yol kenarındaki dereye düşerek hasarlandığı belirtilmiş ve aracın hasarlı bölgeleri tutanakta gösterilmiştir. Bununla birlikte, davacı tarafça aracın hasarlı halini gösteren fotoğraflar da dosyaya sunulmuştur. Kaldı ki, araçtaki hasarın tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde dahi 818 sayılı BK.’nun 42. ve 43. maddeleri ( 6102 sayılı TBK’nun 51. ve 52. maddeleri) hükümleri de gözetilerek makul bir tazminata hükmedilmesi mümkündür.
Bu durumda mahkemece, dosyada mevcut belgelere göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının belirlenmesi için hasar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.