YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15429
KARAR NO : 2013/16759
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı olan aracın müvekkilinin park halindeki aracına çarptığını, kaza neticesinde davalının aracında bulunan Mustafa Yayla’nın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olmadığının ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiğinden sabit olduğunu, buna rağmen davalının, aracında meydana gelen hasar nedeniyle kendi eksperlerine hazırlattığı rapor doğrultusunda davacı hakkına hukuki dayanaktan yoksun şekilde icra takibi başlatıldığını belirterek, davacının takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti ve davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; Davanın kısmen kabulü ile İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2007/9052 yenileme ile 2010/13042 sayılı takip dosyasında davalı takip tarihi ile davacıdan 3.051,55-TL fazla talep edildiğinin tespitine, 3.051,55-TL bedel üzerinden fazlaya ilişkin icra takibinin davacının borçlu olmadığının tespitine, istem konusu bedel üzerinden hesaplamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, araç hasarı nedeni ile rücuen talep edilen tazminat miktarına ilişkin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı yana %20 kusur izafe edilmiş ve bu orana göre sorumlu olduğu miktar belirlenmiştir. Ne varki ölümlü kaza nedeniyle yapılan ceza yargılamasında davacı … kusursuz bulunarak beraat etmiştir. Ancak karar kesinleşmemiştir. Hukuk mahkemesi ceza dosyasındaki kusur oranı ile bağlı değil ise de, ceza dosyasında davacı yan için güçlü delil kabul edilmesi gerekir. O halde, ceza dosyası getirtilerek kararın davacı yönünden kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğinde raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bir kısım temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin yukarıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine, 27.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.