Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1692 E. 2013/18226 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1692
KARAR NO : 2013/18226
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalının aracının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, araç ehliyetsiz sürücü … yönetimindeyken yaya …’a çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin …’a 8.133 TL maluliyet tazminatı ödediğini ve davalıya rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 8.133 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 8.133 TL’nin 09.06.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişiye ödeme yapan zorunlu mali mesuliyet sigortacısının, yaptığı ödemenin aracın ehliyetsiz kullanımı nedeniyle kusur oranında davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacının ödeme yaptığı …’ın trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile daimi maluliyete uğradığı ileri sürülmüş, mahkemece … Devlet Hastanesinden alınan 27.03.2009 tarihli sağlık kurulu raporuna itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
O halde, mahkemece, dava dışı …’ın tüm tıbbi tedavi evrakları getirtildikten sonra, en yakın üniversite hastanesi veya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nden, …’ın maluliyet durumuna ilişkin tüzüğe uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı …, dava dışı …’a 09.06.2010 tarihinde 8.133 TL ödeme yapmış olup, bu miktarın davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir. Bu durumda mahkemece, davacının ödeme yaptığı tarihteki veriler dikkate alınarak ödeme tarihi itibariyle sorumlu olduğu gerçek zararın tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapan 11.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.12.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.