Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/16926 E. 2013/16623 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16926
KARAR NO : 2013/16623
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

Davacı 3.kişi … ile davalı alacaklı …, davalı borçlu … aralarındaki dava hakkında Adana 2.İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 31.5.2011 gün ve 2004/320 2011/452 karar sayılı hükmün, Dairenin 15.4.2013 2013/3550 2013/5469 karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı 3.kişi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Adana 6.İcra Müdürlüğünün 2003/3937 sayılı takip dosyasından haczedilen balya makinesinin 3.kişiye ait olduğunu belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemenin, kabulüne ilişkin ilk kararı 21.Hukuk Dairesinin 24.02.2004 tarih 2003/11072 Esas ve 2004/1534 Karar sayılı ilamı ile, davacının dava konusu tarım makinesini noter satış sözleşmesi ile satın almadığından reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma sonrasında dava red edilmiş ve red kararı dairemizin 15.04.2013 tarih 2013/3550 Esas ve 2013/5469 Karar sayılı ilamı ile bozmaya uygun olduğundan onanmış, davacı 3.kişi vekili tarafından anılan kararın hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
1-Takip hukukuna ilişkin istihkak davalarında, diğer dava ön koşullarının yanında geçerli bir takibin varlığı da dava ön koşuludur. Dosya içeriğinde yer alan Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/508 Esas 2010/464 karar sayılı ilamından, borçlu ve alacaklının birlikte hareket ederek davacı 3.kişi elinde bulunan malın alınmasını temin için takip yaptıkları, borçlu elinde bulunan faturanın sahte ve noter satışının geçersiz olduğu tesbit edilerek alacaklı ve borçlu suçlu bulunduğu,karar kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu halde, takibin gerçek olmadığı kesinleşen ceza dosyası ile sabit olduğundan davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddi isabetli değildir. Dava da ön koşul yokluğunun tesbiti halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğinden, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan karar düzeltme talebinin kabulü ile karar gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.
2-Davanın ön koşul yokluğundan reddi halinde karar tarihinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi 2.fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmeside usul ve yasaya aykıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bette açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteğinin kısmen kabulü ile karar gerekçesinin belirtilen şekilde değiştirilmesine 31.05.2011 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3.bendindeki “2.400,00 TL nisbi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “360,00 TL maktu” ibaresinin yazılmasına dairemiz kararının belirtilen şekilde düzeltilmesine ve 31.05.2011 tarihli mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tashihi karar peşin harcın ve temyiz peşin harcın temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.