YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1695
KARAR NO : 2013/18228
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalının maliki olduğu müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araç dava dışı ehliyetsiz… sevk ve idaresinde iken, … … yönetimindeki araçla çarpıştığını, müvekkilinin zarar gören karşı tarafa 14.642,34 TL ödeme yaptığını, bunun davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlattıkları takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 11.10.2011 tarihli celsede verdiği beyanında, araç sahibinin ve yaralananın zararlarını karşıladığını, bunun karşılığı olarak ibraname aldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile … 31. İcra Müdürlüğü’nün 2010/41363 sayılı icra dosyasına yapılan itirazın taleple bağlı kalınarak 14.642,34 TL’nin takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde iptali ile takibin bu şekilde devamına, işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 130,21 TL kalan
onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına onama ilamının taraflara tebliğinden itibaren 15 gün yasal süresi içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.12.2013 gününde üye … ve üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
Davalının sigortalısı olduğu aracın sürücü belgesiz… sevk ve yönetiminde iken sebebiyet verdiği kazada yaralanan 3.kişi için davacı … tarafından ödenen daimi işgücü kaybı tazminatı ile tedavi giderleri toplamı 14.642,34 TL’nin davalı sigortalıdan icraen tahsili istemi ile yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmış,
Davalı davanın reddini savunmuş,
Mahkemece kusur uzmanı bilirkişiden alınan raporla davalının %75 kusurlu olduğu, davacı tarafından dava dışı 3.kişiye 20.9.2010 tarihinde 8.675,00 TL ve 2.168,00 TL ödemeler yapıldığı mütalaa edilmiş,
Davacı vekilince, Sağlık Bakanlığı’na 3.827,13 TL’de tedavi gideri ödendiğinin bildirilmesi üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Onama gerekçesine katılamıyorum.
1-Dava dışı … … hakkında düzenlenen … Devlet Hastanesi’nin 17.6.2010 gün 812 nolu Özürlü Sağlık Kurulu raporunda tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %7 olduğu bildirilmiş, davacı tarafından dava öncesi yapılan ödemelerde bu rapor esas alınmıştır.
Oysa daimi işgücü kaybı ve oranının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanç Kaybı Oranı Tesbit İşlemlerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre tesbiti gerekir.
Bu halde dava dışı … … hakkında yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak daimi işgücü kaybı oranının tespiti gerekirken mahkemece bu konuda hiç rapor alınmaksızın Özürlü Sağlık Kurulu raporuna istinaden hüküm kurulması doğru değildir.
2-Daimi işgücü kaybından doğan tazminat alacağı için uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak 3.kişi … …’a gerçekte ödenmesi gereken tazminat alacağının belirlenmesi gerekirken, makina mühendisi kusur bilirkişisinden alınan ve davacının, dava dışı … …’a yapılan ödemelerinin esas alındığı raporun hükme dayanak yapılması da doğru değildir.
3-Davacı tedavi gideri olarak 3.827,31 TL Sağlık Bakanlığı’na ödediğini bildirerek bu tutarında davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de talep gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa davalı sürücü olayda %75 oranında kusurlu olup ödenen tedavi giderinin kusur oranında davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının %100 kusurlu kabulü ile tedavi giderinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Yukarıda 1, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde temyiz itirazının reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyız.