YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1704
KARAR NO : 2013/18202
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkiline ait araca davalı sürücünün kusurlu hareketi ile çarpması sonucunda müvekkilinin hafif şekilde yaralandığını, aracın pert olduğunu, 21.500 TL’de mutabık kalındığını, aracın hurdasının 11.099 TL’ye satıldığını ve bedelin davalıya verildiğini, davalının bu bedel kadar zenginleştiğini, poliçeye göre rizikonun gerçekleştiği andaki değerin ödenmesi gerektiğini, müvekkilin müzayaka halinde olması ve tecrübesizliğinden faydalanılarak hile yoluyla akidin imzalandığını, iradesi fesada uğradığından taahhütnamenin geçersiz olduğunu, kaza nedeniyle yaşadığı travmadan dolayı manevi tazminat yönünden sorumlu olduklarını beyan ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 11.099,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 5.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili ve diğer davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıya ait aracın sigorta değerinin poliçede gösterilen 21.550 TL olduğu ve davalı … şirketinin de sigorta sözleşmesi gereğince azami olarak bu miktardan sorumlu tutulabileceğine, somut olayda sovtajın davalı … şirketine bırakılmış ve poliçe teminatının tümünün davacıya ödenmiş olmasına göre davacı vekilinin davalı … şirketine yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sigorta şirketine yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.