YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18822
KARAR NO : 2013/18216
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı üç adet taşınmazı 3.9.2009 tarihinde iş ortağı davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 07.03.2011 tarihli dilekçesi ile de dava konusu tasarrufların … 1.İcra Müdürlüğünün 2010/3231 2.İcra Müdürlüğünün 2010/2612 sayılı takip dosyalarına konu alacak ve fer’ileri yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu … vekili, tarafları ve konusu aynı olan 2010/379 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan bu davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili hakkında davacı tarafından yürütülen 2010/3226 ve 2010/3429 sayılı takip dosyalarından feragat edildiğini, aciz belgesi sunulmadığını, iptali istenen tasarrufların borçtan önce iyiniyetle yapıldığını, 360.000,00 TL satış bedelinin banka aracılıyla ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin ticaret yanında emlakçılık yaptığını dava konusu taşınmazları iyiniyetle ve 360.000,00 TL bedelle aldıklarını, taşınmazların şuan kirada olduğunu, kira gelirlerinin de vergi dairesine bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre,takip konusu alacakların 2.2.2010 ve 4.1.2010 tarihli kredi sözleşmelerinden doğduğu, iptali istenen 3.9.2009 tarihli tasarrufun ise takip konusu borcun doğumundan önce yapılmış olması nedeniyle davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri mahkemenin de kabulünde olduğu gibi iptali istenen tasarrufun takip konusu alacaktan sonra yapılmış olmasıdır. Somut olayda davalı borçlunun kefil ve müşterek borçlu olarak imzaladığı 20.10.2006 tarihli kredi sözleşmesine konu borç davadan ve dava konusu takiplerden önce ödenerek kapatıldığı, eldeki davaya konu borçların ise 2.2.2010 ve 4.1.2010 tarihli kredi sözleşmelerinden doğduğu, iptali istenen tasarrufun ise borçtan önce 3.9.2009 tarihlerinde yapıldığı davacı banka tarafından gönderilen kredi sözleşmesi, ödeme belgeleri, ihtar, hesap kat’i ve takip dosyasıyla anlaşılmış olduğundan dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsiz bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, dava koşulu yokluğu nedeniyle reddedildiğinden AAÜT’nin 7/2 maddesi gereğince kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5.bendindeki “3/2 maddesine göre belirlenen 27.073 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “7/2 maddesi gereğince belirlenen 1.200,00 TL maktu”ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.